Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
1-)Sanık hakkında Başkasını Bir Malı Teslimi veya Malın Alınmasına Karşı Koymamaya Mecbur Kılmak Suretiyle Yağma (Teşebbüs) suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ve sanık müdafinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Hüküm tarihinden sonra 15.04.2020 gün ve 13100 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 Sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 5237 Sayılı TCK'nin 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fiile uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip uygulandığı, kurulan hükümde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; sanık ve sanık müdafinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükme ilişkin İSTİNAF TALEBİNİN ESASTAN REDDİNE,
2-)Sanık hakkında (2015 yılındaki ilk eylemine yönelik olarak) ''İş Yerinde veya Eklentilerinde Silahla Yağma" suçundan suçundan verilen beraat hükmünün katılan vekili ve cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine yapılan incelemede;
5271 Sayılı CMK'nın 217/1. maddesinde; "Hakimin kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabileceğinin", 2. fıkrasında "yüklenen suçun hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceğinin", 206/2. maddesinde hangi delillerin reddolunacağının düzenlendiği, CMK'nın 210/1 maddesinde "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez." şeklinde amir hüküm bulunduğu,
Diğer taraftan, 5271 Sayılı CMK'nin 289/1-e maddesine göre; Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması hukuka kesin aykırılık hâllerinden olduğu anlaşılmaktadır.
Bu bilgiler ışığında somut olay incelendiğinde,
Sanığın 2015 senesinde katılan A. T.'in iş yerine giderek, müştekiyi yanında bulunan silahla ve kendisi ile tüm ailesini öldüreceğini söyleyerek, yine aynı zaman dilimlerinde müştekinin eşine, ailesine ve çevresine müştekinin kendisine para vermesi yönünde tehdit içerikli konuşmalara yaparak, müştekiden bu şekilde zorla 15,000,00 TL para almak suretiyle üzerine atılı olan suçlardan beraatine karar verilmiş ise de;
Oluş ve dosya kapsamına göre; sanığın 2015 senesinde katılan A. T.'den tehditle 15.000,00 TL para aldığının soruşturma aşamasında dinlenen tanık beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre sabit olduğu ancak; sanığın aşamalardaki beyanında; " ... A. T. benim ablamın kocasıdır, kendisi bana elden para vermemiş, parayı bana göndermesine 10 kişi şahittir, 2014 yılında müştekiye 55 tane Cumhuriyet altını verdim, aslında bu altınlarla araç alacaktım, müşteki bana altınları bana ver, bir sonraki sene aracı ben sana alayım diyerek borç olarak aldı, 2015 yılında araç pahalandı. Bu yüzden aramızda ihtilaflar çıktı, beni 2015 yılında Bostankent köyü muhtarı A. R. T. aradı, kendisi müşteki ve babasının H. T. beni aradı, birlikte gidelim dedi. Şu anda vefat eden Veli O. ve A. R. T. ile birlikte H. T.'in evine gittik, o sırada ablam, A. T. ve yanında birisi daha oraya geldiler, biraz oturduk, sohbet ettik, ben müştekinin bakkalından yaptığım alış veriş nedeniyle ve müştekinin bana buz dolabı alması nedeniyle kendisine borcum da vardı, aramızda oturduk konuştuk, hesaplaştık, yaptığımız hesap sonunda A. T. bana 35 Cumhuriyet altını ödeyecekti, bu borca ilişkin bana A. R. T. vasıtasıyla 10.000,00 TL'yi 2015 yılında ödedi, başkaca ödeme yapmadı." ifade etmesi karşısında;
TCK'nin 150/1. maddesiyle; yağma suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde faile yalnızca tehdit ve/veya yaralama suçundan ceza verileceği öngörülmesi bu şekilde de daha az cezayı gerektirir nitelikli hal olarak düzenlenmesi, TCK’nin 150/1. maddesinde bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla denildiğinde bu nitelikli hal uygulanabilmesi için; öncelikle ortada failin mağdura yönelik bir alacak hakkı bulunması, alacağın hukuken korunan ve geçerli hukuki ilişkiye dayanması, yağma eyleminin de hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi gerektiği göz önüne alınarak katılan ile sanık arasındaki hukuki ilişkinin varlığını kanıtlayan herhangi bir hukuk davasının açılıp açılmadığı, açıldı ise ne şekilde sonuçlandırıldığı, taraflar arasında yapılmış sözleşme olup olmadığı ve hukuki ilişki ile ilgili tüm belge ve kayıtlar bulunup sanığın savunmasındaki 10 kişinin tespit edilip mahkemece tanık olarak dinlenmelerinden sonra; deliller bir bütün halinde değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun saptanması gerekirken, eksik inceleme ile yetinilip yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
SONUÇ: Yasaya aykırı ve katılan vekili ve cumhuriyet savcısının istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden CMK'nın 289 ve 280/1-e-i maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA,
Hükmolunan cezanın süresi, tutuklulukta geçen süre ve tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına göre sanığın tutukluluk halinin devamına,
Dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Tutukluluk halinin devamına ilişkin verilen karar yönünden, CMK'nun 268. maddesi uyarınca dosya üzerinden verilen kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, cezaevinde bulunan yönünden ise tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK'nun 279.maddesinin son cümlesi uyarınca İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere,
İstinaf talebine ilişkin verilen karar yönünden, CMK'nın 286/1. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 13/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)