Sanık hakkında, mala zarar verme suçundan, verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olmakla, dosya incelenerek görüşüldü:
1-) Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01/10/2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında müşteki H.'a yönelik eylemi nedeniyle nitelikli hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından, müşteki H.'ın çalışanı olan bekçi E.'e yönelik eylemi nedeniyle ise tehdit suçundan açılan kamu davası neticesinde, Van 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/306 Esas, 312 Karar sayılı ilamı ile sanığın eyleminin "silahlı yağma" suçunu oluşturabileceği belirtilerek Ağır Ceza Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararı üzerine Van 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25/12/2018 tarih ve 2018/31 Esas, 47 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında "iş yerinde silahlı yağma" suçundan mahkumiyet, mala zarar verme suçundan ise iddianamede sanığın mala zarar verme eyleminden hiç bahsedilmediğinden bu suç yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği,
Bu suç duyurusu üzerine, her ne kadar müşteki H. şikayetinden vazgeçse de, sanık hakkında mala zarar verme suçunun hırsızlık suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle TCK'nın 142/4. maddesi gereğince takibi şikayete bağlı olmadığı belirtilerek, kamu davası açıldığı, mahkemede aynı gerekçe ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan mahkumiyet hükmü verilmiş ise de;
Mala zarar verme suçunun, TCK'nın 142/4. maddesinde belirtildiği üzere ancak hırsızlık suçu ile birlikte işlenmesi halinde takibinin şikayete bağlı olmadığı, yağma suçu ile birlikte işlenmesi halinde takibinin şikayete bağlı olmadığına ilişkin özel bir düzenlemenin yer almadığı, bu nedenle yağma suçu esnasında mala zarar verme suçu işlenmesi halinde genel hükümlere göre değerlendirme yapmak gerektiği, basit mala zarar verme suçundun düzenlendiği TCK'nın 151. maddesine göre de, bu suçun takibinin şikayete bağlı olduğu, (Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 20/03/2018 tarih ve 2015/6101 Esas, 2018/1977 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 23/11/2017 tarih ve 2015/5855 Esas, 2017/5466 Karar sayılı ilamı)
Uyaptan yapılan inceleme neticesinde, Van 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanık hakkında yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi'nin 4. Ceza Dairesi'nin 20/12/2019 tarih ve 2019/580 Esas, 2898 Karar sayılı ilamı ile esastan reddine karar verdiği, bu kararında temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/47484 Esas sırasına kayıtlı olarak tebliğname hazırlanmak üzere açık halde beklediğinin ve sanığın bu dosyadaki eyleminin vasıflandırılmasının (yağma veya hırsızlık olarak), istinaf inceleme konusu dosyadaki mala zarar verme suçu hakkında verilecek kararı (düşme veya mahkumiyet) doğrudan etkileyeceğinin anlaşılması karşısında,
Öncelikle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi'nin 4. Ceza Dairesi'nin 2019/580 Esas, 2898 Karar sayılı ilamının (Van 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/31 Esas, 47 Karar sayılı ilamı) temyiz inceleme akıbetinin araştırılarak, sanık hakkında yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmesi halinde, şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği de sanığa sorularak, kabul etmesi halinde sanık hakkında mala zarar verme suçundan şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi, aksi halde yani temyiz incelemesi neticesinde yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtay tarafından suç vasfına yönelik olarak, hırsızlık olacağı düşüncesiyle bozulması (bu durumda davaların birleştirilmesi gerektiği hususu) veya sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul etmemesi halinde, mala zarar verme suçundan sanık hakkında mahkumiyet hükmü verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2-) Sanık hakkında, tekerrüre esas alınan Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/10/2011 tarih, 2010/554 Esas 2011/539 kararın, erteli ve 2 yıl denetim süresini içeren 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin olduğu ve bu kararın 10/09/2012 tarihinde kesinleştiği, 2 yıl denetim süresinin bitimi olan 10/09/2014 tarihinde infaz edilmiş sayılacağı, sanığın cezasının infaz edildiği tarih olan 10/09/2014 tarihinden itibaren 3 yıllık süre geçtikten sonra 13/06/2018 tarihinde inceleme konusu suçu işlediğinin anlaşılması nedeniyle bu hükmün tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
3-)Hüküm tarihinden sonra 15.04.2020 gün ve 13100 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 Sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 5237 Sayılı TCK'nin 53. maddesinde yapılan değişikliğin, gözetilmesi zorunluluğu,
SONUÇ: Yasaya aykırı, sanığın istinaf başvurusunun bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı CMK'nun 280/1-f maddesi gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 03/07/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)