Sanık hakkında, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olmakla, dosya incelenerek görüşüldü:
Adli sicil kaydına göre, Karşıyaka Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/74 Esas, 402 Karar sayılı ilamı ile nitelikli hırsızlık suçundan verilen, 01/11/2016 kesinleşme tarihli, tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunan sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, ayrıca sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda katılana karşı aynı suçun birden fazla kez işlemeleri nedeniyle TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe istinaf olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hüküm tarihinden sonra 15.04.2020 gün ve 13100 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 Sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 5237 Sayılı TCK'nin 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Mahkemenin kararında, usule ve esasa ilişkin bir hukuka aykırılığın ve delillerin değerlendirilmesinde herhangi bir eksikliğin bulunmadığı, yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu anlaşıldığından, sanığın diğer istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
1-) 5237 Sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (i), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde, adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, 5275 Sayılı Kanun'un 106. maddesinde öngörülen adli para cezası yerine çektirilecek hapis cezası süresinin belirlenmesi açısından, infazda tereddüt oluşturacak şekilde doğrudan elde olunan haksız yararın iki katı esas alınmak suretiyle ceza tayini,
2-) Sanık hakkında adli para cezasının belirlenmesi sırasında, uygulama maddesi olarak TCK'nın 158/1-son. maddesi yerine, hatalı olarak TCK'nın 158/2-son. maddesi yazılması,
SONUÇ: Yasaya aykırı olup, sanığın istinaf istemi bu nedenle yerinde görülmüş, bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen, CMK'nın 280/1-a yollamasıyla 303. maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan,
1-) Hüküm fıkrasından adli para cezasına mahkumiyete ilişkin uygulamanın tamamen çıkartılarak yerine, “Sanığın, 5237 Sayılı TCK'nın 158/1-l, son maddesi gereğince elde edilen menfaat dikkate alınarak "112 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 93 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 52/2 maddeleri gereğince günlüğü 20.00 TL'den hesap edilmek üzere sonuç olarak 1.860 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi,
2-) Hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinden "158/2-son" ibaresinin çıkarılarak yerine "158/1-son" ibaresinin eklenmesi suretiyle suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün CMK'nun 280/1-a ve 303/1 maddeleri uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, istinaf ilamının ilk derece mahkemesince davanın taraflarına bildirilmesine, KESİN olmak üzere, 03/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)