Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-2-83 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 10-45/813-271
Karar Tarihi : 24.6.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı
KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat
ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Ali ARIÖZ Nur Seda KÖKTÜRK
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
Eskişehir Yolu 7. Km. ODTÜ Karşısı No:154 Ankara
20
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : - Vizyon Asansör ve Yürüyen Merdiven San. ve Tic. Ltd. Şti.
Soğutmacılar Sanayi Sitesi 1444 Sok. No:2 İvogsan Ankara
E. DOSYA KONUSU: Vizyon Asansör ve Yürüyen Merdiven San. ve Tic. Ltd.
Şti.’nin monte ettiği asansörlere şifre uyguladığı ve bu sebeple başka
firmalarca bu asansörlere bakım-onarım yapılamadığı iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle; Gaziantep Çocuk Hastanesindeki 15 adet
asansörü monte eden Vizyon Asansör ve Yürüyen Merdiven San. ve Tic. Ltd. Şti. 30
(Vizyon Asansör) tarafından asansörlere şifreleme işleminin yapıldığı ve söz konusu
asansörlerin bakım ve onarımı işini üstlenen Zeugma Asansör San. ve Tic. Ltd. Şti.
(Zeugma Asansör) firmasının şifrelemeden dolayı bakım onarım hizmetini veremediği
iddialarını içeren bir başvurunun kendilerine ulaştığı belirtilerek, incelemenin ve
gerekli yasal işlemin 4054 sayılı Kanun kapsamında yapılması gerekliliği ifade
edilmiştir.
Söz konusu yazıda, 18.11.2009 tarih ve 27058 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış
olan Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliğinin 6. maddesi 1. fıkrası (ç) bendine
Rekabet Kurumu görüşleri doğrultusunda “…Asansörü monte eden, asansöre
müdahele edilmesine engel olunması amacıyla çeşitli cihaz ve şifreleme yöntemlerini 40
kullanmış ise, ilgilinin asansöre müdahele edebilmesi için gerekli tüm bilgi ve imkanı
sağlamak zorundadır.” şeklinde bir hükmün eklendiği vurgulanarak, başvurunun,
bahsi geçen hüküm gereği Rekabet Kurumu tarafından incelenmesi ve Bakanlığa
bilgi verilmesi talep edilmektedir.
10-45/813-271
2
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 15.3.2010 tarih ve 2254 sayı ile giren
başvuru üzerine yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 31.03.2010 tarih ve 2010-
2-83/İİ-10-AA sayılı İlk İnceleme Raporu, Rekabet Kurulu’nun 10-29 sayılı
toplantısında görüşülmüş ve 10-29/447-M sayı ile Vizyon Asansör hakkında 50
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan inceleme sonucunda hazırlanan
11.6.2010 tarih ve 2010-2-83/ÖA-10-321.AA sayılı Önaraştırma Raporu, 16.6.2010
tarih ve REK.0.06.00.00-110/298 sayılı Başkanlık Önergesi ile 10-45 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da;
- Vizyon Asansör hakkında, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı ve
- Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na, Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliği’nin söz
konusu iddia kapsamında uygulanmasının uygun olacağı yönünde görüş
verilmesi gerektiği 60
sonucuna ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Sektör Hakkında Genel Bilgiler ve İlgili Mevzuat
Rekabet Kurulu’nun 15.07.2009 tarih ve 09-33/742-178 sayılı Kone II kararında yer
verdiği Asansör ve Yürüyen Merdiven Sanayicileri Derneği (AYSAD) verilerine göre
Türkiye’de asansör ve yürüyen merdiven sektöründe 1.500’den fazla firma
faaliyettedir ve 250.000’den fazla asansör bulunmaktadır. 2006 yılında montajı
yapılan asansör sayısı 15.000 iken, 2007 yılında bu sayı 16.000’e çıkmıştır.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın
Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun ile 4077 sayılı Tüketicinin Korunması 70
Hakkında Kanun’a dayanılarak çıkartılan ve 15 Şubat 2003 tarih, 25021 Sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan 95/16/AT Asansör Yönetmeliği, asansör ve ilgili aksamlarının
kullanıcıların sağlığını ve güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde projelendirilmesi,
tasarımı, imali, montaj ve bakımının gerçekleştirilmesini teminen; tasarım, imalat ve
piyasaya arz aşamalarında uyulması gereken temel sağlık ve güvenlik kurallarını
belirlemektedir.
Aynı Bakanlık tarafından çıkarılan, 18.11.2008 tarih ve 27058 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliği ile ilk asansör yönetmeliğinin bazı
maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. 2008 yılında çıkarılan yönetmeliğin “Yürürlükten
Kaldırılan Hükümler” başlıklı 12. maddesinde; “15/2/2003 tarihli ve 25021 sayılı 80
Resmî Gazete’de yayımlanan Asansör Yönetmeliğinin (95/16/AT) 14 ilâ 26 ncı
maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.” ifadeleri yer almaktadır. Asansör bakım
hizmetlerinin 2003 yılında çıkarılan yönetmeliğin ‘Bakım’ başlıklı 23. maddesi ile
düzenlendiği göz önüne alındığında, uygulanması gereken hükmün 2008 yılında
çıkarılan yönetmeliğin 6. maddesi (ç) bendi olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre;
“Asansör monte eden, yaptığı her tip ve özellikteki asansörün yedek parçalarını 10
(on) yıl süreyle temin etmek ve kendisince monte edilen asansöre aylık bakım ve
servis hizmeti veren bir başka asansör monte edenin veya onun yetkili servisinin
veya bina sorumlusunun bu konudaki talebini acilen ve normal piyasa koşullarında
karşılamak zorundadır. Bununla birlikte asansör monte eden, kendi bilgi ve becerisini 90
içeren ticari sırları saklı kalmak kaydıyla, yedek parçaların yanı sıra bakım hizmeti
verilebilmesini temin eden diğer araç ve bilgileri de ilgililere sağlar. Asansörü monte
10-45/813-271
3
eden, asansöre müdahale edilmesine engel olunması amacıyla çeşitli cihaz ve
şifreleme yöntemlerini kullanmış ise, ilgilinin asansöre müdahale edebilmesi için
gerekli tüm bilgi ve imkânı sağlamak zorundadır.”
I.2. İlgili Pazar ve Hakim Duruma İlişkin Değerlendirme
Dosya konusu şikâyetin temelini, asansörlerin montajını yapan Vizyon Asansör
firmasının, söz konusu asansörlere bakım ve tamirat işlemleri yapılabilmesi için
gerekli olan bir şifre uyguladığı ve bu şifreyi rakip servis firmaları ile paylaşmayarak
asansörlerin bakım ve onarımının kendisi veya kendi belirlediği firmalar haricindeki 100
firmalarca yapılmasını engellediği iddiası oluşturmaktadır. Diğer bir deyişle Vizyon
Asansör’ün şifre vermemek şeklinde ortaya çıkan tek taraflı bir eylemi söz
konusudur.
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile bir veya birden fazla teşebbüsün hakim
durumunu kötüye kullanması yasaklanmaktadır. Herhangi bir teşebbüsün tek taraflı
davranışının ihlal olarak değerlendirilebilmesi için öncelikle bahse konu teşebbüsün
faaliyet gösterdiği ilgili pazar tanımlanmalı ve bu pazarda hâkim durumda olup
olmadığı tespit edilmelidir.
Asansör gibi ürünlerin içerisinde yer aldığı pazarlar, zamanla tamamlayıcı ürün ve
hizmetlere ihtiyaç duymaları sebebiyle, “birincil” veya “öncül” pazarlar olarak; yedek 110
parça, sarf malzemesi, tamir, bakım-onarım hizmetleri gibi birincil ürünle birlikte
kullanılan ve birincil ürünün satın alınmasından belli bir süre sonra ihtiyaç duyulan
ürün ve hizmetlerin bulunduğu pazarlar ise “ikincil” veya “ardıl” pazarlar olarak
tanımlanmaktadır.
Şikayet konusu olayda şifre uygulaması ile rekabetin kısıtlandığı iddia edilen pazar
genel olarak “asansör bakım ve onarım hizmetleri” pazarı olsa da rekabet hukuku
kapsamında ardıl pazarlar söz konusu olduğunda, ilgili ürün pazarı tanımlanırken i)
birincil ve ikincil ürünlerin aynı pazara dahil edilip edilemeyeceği, ii) edilmezse ikincil
ürün ve hizmetlerin yer aldığı pazarların marka-spesifik tanımlanıp
tanımlanamayacağı hususlarının göz önüne alınması gerekmektedir. Sonuç olarak, 120
ardıl pazarların varlığı durumunda rekabet hukuku kapsamında yapılacak bir
değerlendirmede ortaya çıkabilecek sonuçlar şu şekilde sıralanabilir:
i) Birincil ürün ve ikincil ürünlerin yer aldığı sistem pazarı,
ii) Birincil pazarda yer alan tüm markalara ait yedek parça veya servisin yer aldığı
bütüncül ardıl pazar,
iii) Herhangi bir markaya ait yedek parça veya teknik servis, bakım-onarımın yer
aldığı marka-spesifik ardıl pazar.
Ardıl pazarlara ilişkin tanımlar göz önüne alındığında, işbu dosya kapsamında
tanımlanabilecek en dar ilgili ürün pazarının “Vizyon Asansör markalı asansörlerin
bakım ve onarım hizmetleri pazarı” olduğu anlaşılmaktadır. 130
10-45/813-271
4
Mevcut dosya bağlamında belirleyici olmaması nedeniyle, detaylı bir pazar analizi ve
kesin bir pazar tanımı yapılmaksızın ilgili ürün pazarının, en dar haliyle, “Vizyon
Asansör markalı asansörlerin bakım ve onarım hizmetleri pazarı” olduğu
varsayılacaktır.1 140
Bunun yanında, değerlendirme üzerinde etkisi olmaması göz önüne alınarak bu
aşamada Vizyon Asansör’ün Vizyon Asansör markalı asansörlerin bakım ve onarım
hizmetleri pazarında hakim durumda olduğu varsayılacak ve şikayet konusu eylemin
kötüye kullanma olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği incelenecektir.
Vizyon Asansör’ün rakip servis firmalarına, asansörlerine uyguladığı şifreleri
vermediği iddiası rekabet hukukunda, hakim durumun kötüye kullanılması
kapsamında ele alınan mal vermeyi reddetme eylemine uygunluk göstermektedir.
I.3. Rekabet Hukukunda Mal Vermeyi Reddetme Eylemi
Mal vermeyi reddetme eylemi, temel olarak, bir teşebbüsün herhangi bir rakip firmaya
mal teminini doğrudan ve herhangi bir gerekçe olmaksızın reddetmesi şeklinde ya da 150
yüksek fiyat ve/veya düşük kalitede mal temin etmek gibi olumsuz ticari koşullarda
mal vermeyi teklif etmesi/mal vermesi şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Tanımdan da
anlaşılacağı üzere, teşebbüsün birtakım ağır ticari koşullar ileri sürerek mal teminini
teklif etmesi de mal vermeyi reddetme eyleminin gerçekleşmesi için yeterli
olmaktadır.
Mal vermeyi reddetme eyleminin rekabet hukuku kapsamında değerlendirilebilmesi
için birtakım şartların varlığı gerekmektedir. İlk olarak, verilmeyen/ticari olarak daha
kötü şartlarla verilen mal, nihai ürünün ortaya çıkarılması için vazgeçilemez nitelikte
olmalıdır. Şayet mal vazgeçilemez niteliği haiz değilse, söz konusu malı vermeme
eylemi alt pazarda önemli bir zarara yol açmıyor anlamına gelmektedir. Benzer 160
şekilde, anılan malı alıp tekrar (herhangi bir katma değer eklemeksizin) satmak
isteyen yeniden satıcı söz konusu ise, mal vermeyi reddetme eylemi rekabet hukuku
kapsamında değerlendirilmeyecektir.
İkinci şart, eylemin temin edilmeyen malın kullanıldığı alt pazardaki rekabete önemli
ölçüde zarar vermesi gerekliliğidir. Alt pazardaki rekabetin olumsuz etkilenmesine
ilişkin olarak, Rekabet Kurulu içtihatları incelendiğinde, Kurul’un temel endişesinin, alt
pazarda rakiplerin azalması yoluyla rekabetin kısıtlanıp kısıtlanmadığının tespiti
olduğu görülmektedir. Dolayısıyla, mal verme zorunluluğu, özellikle, alt pazara girişte
önemli engeller olması halinde daha da önem kazanmaktadır.
Rekabet hukuku içtihadında mal vermeyi reddetme eylemi alt pazarda rakiplerin 170
faaliyetlerinin sona ermesine yol açıyorsa ya da böyle bir riski barındırıyorsa, söz
konusu eylemin tüketici refahında net bir zarar ortaya çıkaracağı ve dolayısıyla
rekabetin kısıtlandığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu nedenle, rakibin pazar dışına
itilmesi riski/tehdidi mal vermeyi reddetme eyleminin ihlal olarak kabul edilmesi için
gerekli bir şart olarak ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte, taraflar arasında her türlü
anlaşmazlık, dışlama tehdidi olarak algılanmamakta, mal vermeyi reddetme
eyleminin alt pazarda rakibi pazar dışına çıkarıp çıkarmayacağının detaylı bir şekilde
analiz edilmesi gerekmektedir.
1 İncelemeye konu olan faaliyetlerin tüm Türkiye çapında gerçekleştirilmesi ve ülke içerisinde rekabetin
farklılaşmasına neden olacak bir unsurun bulunmaması sebebiyle ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak
tespit edilmiştir.
10-45/813-271
5
Rekabet Kurulu 03-03/25-7 sayılı TDİ kararında bir limana erişimin reddedilmesinin,
alternatif bir liman yapmanın pazarda faaliyet göstermek isteyen rakipler açısından 180
imkansız olmaması nedeniyle, ihlal olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir.
Aynı şekilde 07-47/506-181 sayılı Anadolu Cam-Solmaz Mercan kararında, mal
vermeyi reddetme eylemi sonucunda, pazarda alternatif teşebbüslerin varlığının
devam etmesi ve bu nedenle fiyat ve kalite gibi birtakım parametrelerin olumsuz
yönde değişmemesi nedenleriyle, pazarda rekabetin olumsuz etkilenmediğine
hükmetmiş, bununla birlikte ilgili karar, Danıştay tarafından, mal vermeyi reddetme
eyleminin rakipler üzerinde kısıtlayıcı etkilerinin olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir.
Kurul pazardan dışlanma riskini tespit ederken, mal alamayan rakibin pazar
payındaki azalma veya mal vermeyen hâkim teşebbüsün pazar payındaki artış;
reddetme eyleminin süresi, iki teşebbüs arası ticari ilişkinin geçmişi gibi faktörleri de 190
dikkate almaktadır. Örneğin, mal vermeyi reddetme eylemi incelenirken, hakim
teşebbüsün pazar payı rakiplerine rağmen eski seviyesini koruyorsa veya artıyorsa,
bu durumda reddetme eyleminin, rakiplerin pazardan dışlanmasına yol açar nitelikte
olduğu varsayılabilecektir. Diğer taraftan, reddetme/mal vermeme eylemi, kısıtlı bir
zaman için gerçekleşmişse, bu durumun rakiplerin dışlanmasına yol açmayacağına
hükmedilebilecektir. Ticari ilişkilerin geçmişi konusunda ise, şayet evvelden iki
teşebbüs arasında, ilgili mal konusunda bir ticaret oluşmuşsa, mevcut durumda
verilmeyen o malın faaliyet için gerekliliği şartı aranmayabilecek, dolayısıyla mal
vermeyi kesme eylemi, ihlal olarak değerlendirilebilecektir.
Mal vermeyi reddetme eyleminin analizinde, hakim teşebbüsün bu konudaki niyeti de 200
önem arz etmektedir. Bununla birlikte, salt niyetin varlığı bir ihlal için yeterli
olmamakta, genellikle mal vermeme eyleminin etkilerinin incelenmesi sırasında
destekleyici bir unsur olarak kullanılmaktadır.
Avrupa Komisyonu’nun Roma Antlaşması’nın 82. maddesinin uygulanmasına yönelik
çıkardığı Rehber’de de mal vermeyi reddetme eyleminin rekabet hukuku anlamında
ihlal olarak sayılması için gerekenler şu şekilde sıralanmaktadır:
- Malın/girdinin gerekliliği: Bu şartın varlığı analiz edilirken dikkate alınan,
malın/girdinin olmaması halinde rakiplerin o malı/girdiyi kullanamamaktan dolayı
faaliyet edip edememeleridir. Dolayısıyla, verilmeyen malın/girdinin alternatifinin
olmaması ve bu yokluk nedeniyle rakiplerin hâkim teşebbüse alt pazarda rekabetçi 210
baskı kuramamaları halinde, sunumu reddedilen malın/girdinin gerekliliğinden söz
edilebilecektir.
- Etkin rekabetin ortadan kalkması: Hâkim teşebbüsün mal vermeyi reddetmesi
eyleminin alt pazarda rekabeti ortadan kaldırması gerekliliği, eylemin ihlal olarak
değerlendirilmesinde aranan ikinci kriterdir.
- Tüketici zararı: Tüketici zararının ortaya çıkması kriterinde dikkate alınan husus,
hâkim teşebbüsten mal alamayan rakiplerin alt pazarda yenilikçi ürünler sunmalarının
engellenip engellenmediğidir. Bu durum özellikle rakibin rakip teşebbüsten malı alıp
sadece aynı nitelikte bir ürün vermeyi düşünmemesi, yeni veya geliştirilmiş mal ve
hizmet sunmayı planlaması halinde ortaya çıkacaktır. 220
Özet olarak, mal vermeyi reddetme eyleminin rekabet hukukunca ihlal olarak kabul
edilebilmesi için gerekli şartlar şu şekilde sıralanabilir:
Teşebbüs hakim durumda olmalıdır
Verilmeyen mal, alt pazarda faaliyet için gerekli olmalıdır
10-45/813-271
6
Mal vermeme/mal vermeyi reddetme eyleminin objektif ve haklı gerekçeleri
bulunmamalıdır.
Eylem sonucunda (alt) pazarda rekabet ortadan kalkıyor/önemli ölçüde
azalıyor olmalıdır. Malı alamayan rakibin faaliyet gösteremeyecek hale
gelmesi veya pazardan dışlanması, rekabetin ortadan kalkmasının bir
tezahürü olarak değerlendirilebilir. 230
I.4. Vizyon Asansör’ün Şifre/El Terminali Vermeyi Reddettiği İddialarının
Değerlendirilmesi
Bakanlığa başvuru yapan firma (Zeugma Asansör) ile yapılan telefon görüşmesinde;
- Bakım ihalesini aldıkları hastaneye, daha önce Vizyon Asansör’ün
Gaziantep’teki işlerini yapan firmanın bakım hizmeti verdiği,
- Söz konusu firma ihaleyi kaybedince, asansörlerin asli parçası olan el
terminalini de beraberinde götürdüğü, ayrıca asansörlere zaman saati koyarak
belli bir süre sonra çalışmaz hale gelmelerine sebep olduğu,
- Zaman saatinin ancak el terminali kullanılarak iptal edilebileceği, zira zaman
saatinin iptalinin el terminallerinde bulunan şifrenin girişi ile mümkün olabildiği, 240
- El terminalinin, asansörün kumanda panosunun bir parçası olduğu, Vizyon
marka asansörlerde Mikosis firmasının ithal ettiği panoların kullanıldığı,
- El terminali taleplerini Gaziantep’teki firmaya, Vizyon Asansör’e ve Mikosis
firmasına iletmelerine rağmen olumlu bir cevap alamadıkları, söz konusu firma
sahiplerinin yakın arkadaş olmalarından dolayı rekabete aykırı olarak
birbirlerini kolladıkları,
- El terminalini farklı kanallardan (başka firmalardan kiralamak veya ödünç
almak gibi) bularak sorunu giderdikleri,
- El terminalinin zaman saatinin iptal edilmesi haricinde, asansörün veya
kumanda panosunun arızalarının hızlı bir şekilde tetkik edilmesi, asansöre 250
park durakları atanması, kat iptali gibi işler için de gerekli olduğu,
- Mikosis’in kendisi ile çalışan bakım firmalarına el terminalini bedavaya
vermesine rağmen kendilerinden 1000 TL talep ettikleri, ödemeyi yapmalarına
rağmen el terminalinin kendilerine teslim edilmediği,
- Hastanenin talebi üzerine onlardan da ücret talep ettikleri ve ayrıca bir
hastane çalışanına eğitim verme şartı koydukları
ifade edilmiştir.
Vizyon Asansör’de yapılan yerinde inceleme sonrasında yapılan görüşmede ise;
- Gaziantep’te 2 hastanede asansörlerinin bulunduğu,
- Gaziantep’teki (başvuru konusu) hastanenin bakımını (resmi) temsilci servis 260
firmalarının yaptığı ancak yeni açılan ihaleyi başka bir firmanın aldığı,
- Hastanenin bakımını alan firmanın kendilerinden el terminalini talep ettiği,
- Asansörün kumanda panelinin bir parçası olan el terminalini kendilerinin
üretmediği, Mikosis adlı bir firmadan aldıkları, Mikosis’in de bu parçayı
İspanya’dan ithal ettiği,
10-45/813-271
7
- Çalışanlarının İspanya’da söz konusu kumanda panelinin eğitimini aldıkları,
- El terminalinin mülkiyetinin kendilerinde olduğu, satın alma ve eğitim gibi
maliyetlerine katlandıkları, 270
- El terminali olmadan emniyet, konfor, hız, ivme, durma gibi ayarların
yapılmayacağı, cihazın, arıza tespitini de kolaylaştırdığı, ancak el terminali
olmadan da cihaz ışık ve amblemleriyle, işi bilen birinin arızaya müdahale
edebileceği,
- Bakımı alan firmanın, kumanda panosunun işleyişini çözemediğinden ve
teknik bilgisi yeterli olmadığından arızalara müdahale edemediğini
düşündükleri
ifade edilmiştir.
Yukarıda yer verilen bilgilerden, başvuru konusunun, şifre uygulamasından ziyade el
terminali denen cihazın başvuru sahibine verilmemesi olduğu anlaşılmaktadır. El 280
terminallerinin, kumanda panosunda bulunan bir tür şifreyi ortadan kaldırmak için
kullanıldığı söylenebilecektir.
El terminalini vermediği veya şifre uygulamasında bulunduğu iddia edilen Vizyon
Asansör’ün, söz konusu panoların üreticisi veya ithalatçısı olmadığı, bu parçaları
Mikosis adlı bir firmadan satın aldığı anlaşılmaktadır. El terminalleri ise kumanda
panoları ile birlikte satılan cihazlardır.
Öncelikle ifade edilmesi gereken, halihazırda, hastanedeki asansörlerin çalışır
durumda olduğudur. Başvuru sahibi, el terminalini farklı kaynaklardan temin ederek
sorunu giderdiğini ifade etmiştir. Bunun yanında söz konusu cihaz, asansörlere
bakım ve onarım yapılması için zorunlu bir parça değil, iş kolaylaştırıcı bir ekipman 290
olarak görülmektedir. Ancak asansöre özgü bazı ayarlamaların yapılabilmesi için bu
el terminalinin kullanılması gerekmektedir.
Yukarıda da belirtildiği gibi, Türkiye’deki asansör ve yürüyen merdiven sektöründe
1.500’den fazla firma faaliyettedir. Şu anda ülke genelinde 250.000 adetten fazla
asansör bulunmaktadır. 2006 yılında montajı yapılan asansör sayısı 15.000 iken, bu
sayı 2007 yılında 16.000’e çıkmıştır. Vizyon Asansör’den alınan belgede ise, şirketin
2006 yılında (….), 2007 yılında (….), 2008 yılında ise (….) adet asansör montajı
yaptığı görülmektedir. Şirket yetkilisi, bu sayının 2009 yılı için (….) civarında kaldığını
ifade etmiştir. Söz konusu verilerden, Vizyon Asansör’ün, birincil pazar olan asansör
pazarında çok küçük bir pazar payı olduğu görülmektedir. 300
Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında;
- Kumanda panosunun bir uzantısı olarak görülebilecek el terminallerinin,
asansörün bazı işlemlerini yapmak için gerekli olduğu ancak bakım ve
onarımın söz konusu cihaz olmadan yapılabildiği,
- Vizyon Asansör’ün kumanda panosu ve el terminalini Mikosis adlı şirketten
satın aldığı ve bunun için çeşitli maliyetlere katlandığı,
- El terminalinin, Vizyon Asansör haricinde temin edilebileceği başta Mikosis
olmak üzere, çeşitli firmaların var olduğu,
310
10-45/813-271
8
- Vizyon Asansör’ün asansör pazarında çok küçük bir paya sahip olduğu
anlaşılmaktadır.
Daha önce de ifade edildiği üzere, mal vermeyi reddetme eyleminin bir rekabet ihlali
sayılabilmesi için, eylem sonucunda (alt) pazarda rekabetin ortadan kalkıyor/önemli
ölçüde azalıyor olması gerekmektedir. Rekabetin ortadan kalkması ise, malı
alamayan rakibin faaliyet gösteremeyecek hale gelmesi veya pazardan dışlanması ile
ortaya çıkmaktadır.
Dosya konusu iddialar incelendiğinde, başvuru sahibi rakip servis firmasının Vizyon
markalı asansörlere bakım ve onarım faaliyetine devam edebildiği görülmektedir. 320
Sonuç olarak işbu başvuru kapsamında, rakibin faaliyet gösteremeyecek duruma
gelmesinin veya pazar dışına çıkmasının söz konusu olmadığı, dolayısıyla iddia
konusu eylemlerin Kanun’un 6. maddesi kapsamında bir kötüye kullanma olarak
değerlendirilemeyeceği görülmektedir.
Her ne kadar iddia konusu eylemin rekabet hukuku kapsamında ihlal teşkil etmediği
anlaşılmış olsa da, Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliğinin 6. maddesi (ç)
bendinde yer alan aşağıdaki hükme dikkat çekilmelidir:
“Asansör monte eden, yaptığı her tip ve özellikteki asansörün yedek parçalarını 10
(on) yıl süreyle temin etmek ve kendisince monte edilen asansöre aylık bakım ve
servis hizmeti veren bir başka asansör monte edenin veya onun yetkili servisinin 330
veya bina sorumlusunun bu konudaki talebini acilen ve normal piyasa koşullarında
karşılamak zorundadır. Bununla birlikte asansör monte eden, kendi bilgi ve becerisini
içeren ticari sırları saklı kalmak kaydıyla, yedek parçaların yanı sıra bakım hizmeti
verilebilmesini temin eden diğer araç ve bilgileri de ilgililere sağlar. Asansörü monte
eden, asansöre müdahale edilmesine engel olunması amacıyla çeşitli cihaz ve
şifreleme yöntemlerini kullanmış ise, ilgilinin asansöre müdahale edebilmesi
için gerekli tüm bilgi ve imkânı sağlamak zorundadır.”
Yukarıda yer verilen hükme göre, asansörü monte eden kişi veya firmanın, asansöre
müdahale edilmesi için gerekli tüm cihazları bakım yapana sağlaması gerekmektedir.
“Asansöre müdahale edilememesi” ifadesinin, rekabet hukuku kapsamında 340
değerlendirilen “bakım firmasının faaliyet gösterememesi veya pazar dışına itilmesi”
kriterinden daha geniş olduğu ve asansörün emniyet, konfor, hız, ivme, durma gibi
ayarlarının da asansöre müdahale anlamına gelebileceği göz önüne alındığında;
iddia konusu eylemlerin bahsi geçen hüküm gereği Yönetmelik kapsamında
Bakanlıkça incelenmesinin uygun olacağı anlaşılmaktadır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek olmadığına,
2- “Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliği”nin 6(ç) maddesinin, söz konusu iddia 350
kapsamında uygulanmasının uygun olacağı yönünde Sanayi ve Ticaret Bakanlığına
görüş gönderilmesi için Başkanlığın görevlendirilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy