Y / Türkiye – 648/10 - 17.2.2015 tarihli Karar [II. Bölüm]
Olaylar - 2008 yılının Şubat ayında başvuran bilinci kapalı bir halde ambulansla hastaneye kaldırılmıştır. Hasta yakınları tarafından, hastanın HIV hastası olduğu konusunda bilgilendirilen ambulans çalışanları, bu bilgiyi hastane çalışanlarına iletmişlerdir.
2008 yılının Mayıs ayında, başvuran acil servis ve yoğun bakım ünitesinde çalışan hastane çalışanları hakkında Cumhuriyet savcılığında suç duyurusunda bulunmuştur. Başvuran, diğerleri arasında, sağlık durumuyla ilgili bilginin paylaşılmasının özel hayatın gizliliği hakkını ihlal ettiğini ve sağlık bilgilerinin yasadışı bir şekilde açıklandığını iddia etmiştir.
Başvuranın idari ve adli şikâyetleri kabul edilmemiştir.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 8: Başvuranın HIV hastası olduğuna ilişkin bilginin, sağlığıyla doğrudan ilgili kişisel ve hassas mahiyeti dikkate alındığında, özel hayat kapsamına girmektedir.
Başvuran, kabul edildiği hastaneyi HIV hastası olduğu konusunda kendisi bilgilendirmemiştir. Ailesi, ambulans çalışanlarını ve onlar da hastane çalışanlarını ve idareyi bilgilendirmiştir.
Türk iç hukuku özel hayata saygı hakkını ve sağlık bilgilerinin gizliliğini güvence altına almakta ve söz konusu ilkenin ihlalini cezalandırmaktadır. Ayrıca, sağlık durumu gizliliği, sadece doktorlar için değil, işi veya konumu gereği bir hastanın sağlığı konusunda bilgi sahibi olan herkes için bağlayıcıdır.
Mevcut davanın koşullarında ve dava dosyasında bulunan belgeler ve hastaneye kabul edildiğinde başvuranın bilincinin kapalı olduğu dikkate alındığında, söz konusu bilginin paylaşılması, başvuranın rahatsızlığının teşhis edilmesine veya tedavi edilmesine veya hastane çalışanlarının güvenliğine ilişkin herhangi bir gereklilikle gerekçelendirilmediğine işaret eden hiçbir gösterge bulunmamaktadır. Buna göre, başvuranın HIV hastası olduğuna ilişkin bilginin sağlık çalışanları arasında paylaşılması, başvuranın özel hayata saygı hakkını ihlal etmemiştir. Ek olarak, başvuranın rahatsızlığıyla ilgilenen sağlık çalışanlarının başvuranın HIV hastası olduğu konusunda bilgilendirildiğini gösteren hiçbir kanıt bulunmamaktadır.
Ayrıca, başvuran, idare mahkemelerinden yargılama işlemlerinin gizliliğinin sağlanmasını talep etmiştir. Söz konusu mahkemelerin kararlarında ilgili talebin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Söz konusu kararların her biri başvuranın ismini anmıştır. Yalnızca yargılamayı reddeden İdare Mahkemesi kararında, başvuranın HIV hastası olduğu belirtilmiştir. Ancak, söz konusu kararın yayımlandığını veya açıklandığını veya kamu tarafından erişilebilir olduğunu işaret eden hiçbir gösterge bulunmamaktadır. Buna göre, söz konusu kararda başvuranın HIV hastası olduğunun açıklanması tek başına başvuranın özel hayatına saygı hakkını ihlal edecek nitelikte değildir.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça dayanaktan yoksun).
Full & Egal Universal Law Academy