AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR VE KAYITTAN DÜŞÜRME KARARI
Başvuru No. 54188/11
Hüseyin Soner YALÇIN / Türkiye
Başkan,
Ivana Jelić,
Hâkimler,
Arnfinn Bårdsen,
Darian Pavli,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Liv Tigerstedt’in katılımıyla 19 Mart 2020 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm) 23 Ağustos 2011 tarihinde sunulan yukarıda belirtilen başvuruyu, davalı Hükümet tarafından sunulan ve Mahkemeyi başvuruyu kayıttan düşürmeye davet eden deklarasyon metnini dikkate alarak gerçekleştirdiği kapalı oturumdaki müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY VE USUL
Başvurana ilişkin ayrıntılı bilgiler, ekte bulunan tabloda yer almaktadır.
Başvuran, Mahkeme önünde, İstanbul Barosuna kayıtlı Avukat Z. E. Yarsuvat tarafından temsil edilmiştir.
Başvuranın bir suç işlediğine dair hakkında şüphelenilmesini gerektiren inandırıcı nedenlerin bulunmadığı ve ilgilinin Sözleşme’nin 5. maddesinin 1 ve 4. fıkraları bağlamında sunduğu, tutuklanmasına itiraz etmek için etkin bir hukuk yolunun mevcut olmadığı iddialarına ilişkin şikâyetler, Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dostane çözüme varmak amacıyla yapılan ve sonuçsuz kaldığı ortaya çıkan müzakerelerin ardından, Hükümet, Mahkemeye, bu şikâyetler bağlamında ileri sürülen sorunları çözmek amacıyla tek taraflı bir deklarasyon sunmayı teklif ettiğini bildirmiştir. Hükümet ayrıca, Mahkemeyi Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca başvuruyu kayıttan düşürmeye davet emiştir.
Hükümet, Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrası açısından ileri sürülen, tutukluluğa etkin bir şekilde itiraz etmek için bir hukuk yolunun bulunmadığına ilişkin şikâyetle ilgili ihlali kabul etmektedir. Hükümet, ekte yer alan tabloda yeniden belirtilen meblağı başvurana ödemeyi teklif etmekte ve Mahkemeyi Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca başvuruyu kayıttan düşürmeye davet emektedir. Bu meblağ, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden davalı Devletin para birimine çevrilecek ve Mahkeme kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren üç aylık bir süre içinde ödenecektir. Bu meblağın söz konusu süre içerisinde ödenmemesi halinde, Hükümet, bahsi geçen sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz ödemeyi taahhüt etmektedir.
Bu ödeme, davanın nihai çözümünü teşkil edecektir.
Tek taraflı deklarasyonda belirtilen şartlar, 24 Ocak 2020 tarihinde başvurana bildirilmiştir. Başvuranın deklarasyonda belirtilen şartları kabul etmediği yönündeki cevabı, 19 Şubat 2020 tarihinde Mahkemeye ulaşmıştır.
Mahkeme, Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin, davanın kayıttan düşürülmesine şu durumda imkân verdiğini hatırlatmaktadır:
“(...) Mahkemenin saptadığı herhangi bir başka nedenden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse.”
Böylelikle, bu hüküm uyarınca, Mahkeme, başvuranlar, davalarının incelenmesinin sürdürülmesini talep etseler bile, davalı Hükümetin tek taraflı deklarasyonuna dayanarak başvuruları kayıttan düşürebilmektedir (özellikle bk., Tahsin Acar/Türkiye (öncelikli sorun) [BD], No. 26307/95, §§ 75‑77, AİHM 2003‑VI).
Mahkemenin tutukluluğa itiraz etmek için etkin bir hukuk yolunun bulunmaması konusundaki içtihatları açık ve çok sayıdadır (örnek olarak bk., Cahit Demirel/Türkiye, No. 18623/03, §§ 29-34, 7 Temmuz 2009, ve Altınok/Türkiye, No. 31610/08, §§ 34-61, 29 Kasım 2011).
Mahkeme, Hükümetin deklarasyonunda yer alan imtiyazları ve tazminat olarak önerilen meblağları (bu meblağlar, benzer davalarda ödenmesine karar verilen meblağlara uygundur) göz önünde bulundurarak, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir nedenin bulunmadığı kanaatine varmaktadır (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi).
Ayrıca Mahkeme, yukarıda belirtilen değerlendirmeler ışığında, Sözleşme ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan insan haklarına saygı ilkesinin öte yandan, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini gerektirmediği kanısına varmaktadır (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi (in fine)).
Mahkeme, son olarak, Hükümetin tek taraflı deklarasyonundaki taahhütleri yerine getirmemesi halinde, Sözleşme’nin 37. maddesinin 2. fıkrası uyarınca başvurunun yeniden kayıt altına alınabileceğinin altını çizmektedir (Josipović/Sırbistan (k.k.), No.18369/07, 4 Mart 2008).
Yukarıda ifade edilenler dikkate alındığında, bu başvurunun Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrası bağlamındaki şikâyetlerle ilgili kısmının kayıttan düşürülmesi uygundur.
Ayrıca, başvuranın bir suç işlediğine dair hakkında şüphelenilmesini gerektiren inandırıcı nedenlerin bulunmamasına ilişkin Sözleşme’nin 5. maddesinin 1. fıkrası bağlamındaki şikâyetle ilgili olarak, Hasan Uzun/Türkiye ((k.k.), No. 10755/13, 30 Nisan 2013) kararında Mahkeme tarafından varılan sonuçlara atıfta bulunan Hükümet, ilgiliyi Anayasa Mahkemesi önünde bireysel başvuru yolunu tüketmemekle suçlamaktadır. Mahkeme, birçok defa, Anayasa Mahkemesi önündeki bireysel başvuru yolunun, Sözleşme’nin 5. maddesinin 1. fıkrası bağlamındaki şikâyetlerle ilgili olarak, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1. fıkrası anlamında kullanılması gereken bir hukuk yolu olarak değerlendirilmesi gerektiği kanısına vardığını hatırlatmaktadır (diğer kararlar arasında bk., Mercan/Türkiye (k.k.), No. 56511/16, §§ 17-30, 8 Kasım 2016). Dolayısıyla Mahkeme, başvuranın Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmakla yükümlü olduğu, ancak bu hukuk yolunu kullanmadığı kanaatine varmaktadır. Bu nedenle Mahkeme, Sözleşme’nin 5. maddesinin 1. fıkrası bağlamındaki şikâyeti, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1 ve 4. fıkraları uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddetmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrası bağlamındaki şikâyetlerle ilgili olarak, davalı Hükümetin deklarasyon metninde yer alan şartları ve böylelikle verilen taahhütlere riayet edilmesini sağlamak için öngörülen özel koşulları dikkate alarak,
Başvurunun bu kısmının Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca kayıttan düşürülmesine;
Başvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğuna
karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup, 9 Nisan 2020 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Liv TigerstedtIvana Jelić
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı VekiliBaşkan
EK
Sözleşme’nin 5. maddesinin 1. ve 4. fıkraları bağlamındaki şikâyetlere ilişkin başvuru
(Başvuranın bir suç işlediğine dair hakkında şüphelenilmesini gerektiren inandırıcı nedenlerin bulunmamasına ve tutukluluğa itiraz etmek için etkin bir hukuk yolunun bulunmamasına ilişkin iddialar)
Başvuru Numarası ve Başvurunun Yapıldığı Tarih
Başvuranın Adı ve Doğum Tarihi
Temsilcinin Adı ve Yaşadığı Şehir
Hükümetin Deklarasyonunun Ulaştığı Tarih
Başvuranın Yazısının Ulaştığı Tarih
Başvuranın Uğradığı Maddi ve Manevi Zarar ile Yaptığı Masraf ve Giderler Bağlamında Kendisine Ödenmesine Karar Verilen Meblağ
(avro olarak)[i]
54188/11
23/08/2011
Hüseyin Soner YALÇIN
01/01/1966
Yarsuvat Zeynep Elif
Istanbul
04/11/2019
19/02/2020
450
[i]. Başvuran tarafça ödenmesi gereken her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere.
Full & Egal Universal Law Academy