(647 S. K. m. 17, 19) (765 S. K. m. 17)
Dava: Kasten adam öldürmek suçundan Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2.4.1980 gün ve 105/47 sayılı kararıyla 20 yıl ağır hapis cezasına hükümlü Ali'nin işbu mahkumiyetinin 13.1.1979 tarihinde infaza başlandığı 11.9.1987 tarihinde meşruten tahliye edildiği, bihakkın tahliye tarihinin 13.1.1990 olduğu, hükümlünün deneme müddeti içierisinde 17.8.1990 tarihinde 15 yaşından küçük kızı rızasıyla alıkoymak ve ırzına geçip kızlığını bozmak suçunu işlediği bu suçtan dolayı da (Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesi)nin 29.11.1990 gün ve 143/186 sayılı kararıyla 6 yıl 11 ay 10 gün ağır hapis ve 5 ay hapis cezasına çarptırıldığı bu nedenlede Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi'nce ilk suçtan verilen meşruten tahliye kararının 10.1.1991 tarihinde istirdadına karar verilip bakiye cezasının infaza alındığı 12.4.1991 günlü Resmi Gazetede yayınlanıp 8.4.1991 tarihine kadar işlenmiş suçları kapsamına alan 3713 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine hükümlünün talebi üzerine Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesinin 13.8.1991 gün ve 319 sayılı kararıyla Ali'nin ilk suçundan 8 yıl 7 ay 28 gün yattığı, 3713 sayılı Kanuna göre 4 yıl yatması gerektiği şartla salıverme kararının geri alınması ile çektirilmesi istenilen cezanın müstakil bir ceza olmamasına infaza tabi 20 yıllık cezanın devamı olmasına bu süreyi de fazlasıyla doldurmuş bulunmasına göre, meşruten tahliyenin geri alınmasına ilişkin kararın infazına gerek olmadığına karar verildiği, bu karara vaki itirazın da Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.8.1991 gün ve 295 sayılı kararıyla reddedildiği anlaşılmakla,
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 20.11.1991 günlü yazılı emre atfen düzenlenen 25.11.1991 günlü tebliğnamede;
Hükümlünün şartla tahliyesine konu edilen suçtan hakkında Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi'nce hükmolunan 20 yıl ağır hapis cezasının infazı sırasında şartla tahliye edildiği 11.9.1987 tarihinden sonra işlediği kasıtlı suçtan 10.1.1991 tarihinde şartla tahliye kararı geri alınmış bulunması dolayısıyla ikinci suçu işlediği 17.8.1990 tarihinden bihakkın tahliye tarihi olan 13.1.1999 gününe kadar TCK.nun 17. maddesi gereğince çekmesi gereken süre de Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 7.10.1991 gün ve 230/261 sayılı ilamında kabul edilmiş olduğu üzere 3713 sayılı Kanunun geçici 1 ve 2. maddeleri hükümlerinden yararlanması gerektiği yararlandırılma süresininde şartla tahliye konu edilen toplam 20 yıl ceza üzerinden değil TCK.nun 17. maddesi uyarınca çekmesi gereken ikinci suçun işlendiği 17.8.1990 tarihinden bihakkın tahliye tarihi olan 13.1.1999 günü arasında kalan süre nazara alınarak hesap edilmesi gerektiği gözetilmeden mercii Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi'nce yazılı şekilde karar ittihazında isabet görülmemiştir düşüncesine yer verilerek son kararın yazılı emir yoluyla BOZULMASI telep edilmekle evrak incelendi:
Karar: Gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 7.10.1991 gün ve 230/261 sayılı gerekse Dairemizin 15.10.1991 gün, 2017/2370 sayılı ve emsali kararlarında 8.4.1991 tarihine kadar işlenmiş olan suçlardan açılmış ve açılacak olan ve mahkumiyete müncer olan davaların tutuklu ve hükümlülerinin 3713 sayılı Kanundan istifadeleri gerekeceği bu kanunun 647 sayılı Kanuna ve Türk Ceza Kanununa göre, özel bir nitelik taşıdığı, 647 sayılı Kanunun 19 ve TCK.nun 17. maddesinin tatbikatını askıya aldığı, "iyi hallilik koşulu" gibi "şartla tahliyeninin geri alınmaması koşulunu da aramadığı açıklanmıştır.
Bu itibarla, 3713 sayılı kanunun şartla salıverme hükümlerinden yararlanacak olanların bu kanuna tabi herbir mahkumiyet hükmünün bütününün nazara alınması ve indirim oranlarının tatbiki suretiyle infazı gereken müddetin hesabı icabedeceği 8.4.1991 tarihinden önce vaki suçlardan müttehaz şartla tahliyenin geri alınması kararlarının keenlemyekün addi gerekeceği cihetle; yazılı emir konusu yapılan olayda ilk suçtan mürettep ağır hapis cezasından yatması gereken sürenin bu temel cezanın sadece 1/5'i olduğu, meşruten tahliyenin istirdadı kararının işlerliğinin kalmadığı inceleme konusu olmamakla birlikte ikinci suçtan hükmedilen cezanın da ancak 1/5'inin infazının mümkün bulunduğu, bir üçüncü mahkumiyetin varlığı halinde dahi aynı esastan hareket edilmesi gerektiği cezaların içtimaı durumunda da, infazı gereken sürenin bu kriterle saptanacağı ancak 8.4.1991 tarihinden sonra 3713 sayılı Kanundan istifadeye konu olan mahkumiyetlerin deneme süreleri içerisinde kasdi bir cürüm işlenmesi halinde, TCK.nun ve cezaların infazına ilişkin 647 sayılı Kanunun hükümlerinin işlerlik kazanacağı murad edilmektedir.
Sonuç: Bu nedenle, Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi'nin merci sıfatıyla itirazın reddine ilişkin kararı sonucu itibariyle usul ve kanuna uygun görülmekle tebliğnamedeki yazılı emirle bozma düşüncesinin reddine, infaza müteallik müteakip işlemlerin mahallince infazı zımmında dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.1991 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy