(506 S. K. m. 140)
Dava: 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na muhalefetten H..... Belediye Başkanlığı'nın idari para cezası ile cezalandırılmasına dair, Sosyal Sigortalar Kurumu Van Sigorta Müdürlüğü'nce verilen 25.05.1995 gün ve 16945 sayılı karara karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin, Uludere Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 09.10.1995 gün ve 1995/25-22 sayılı kararını havi dosya tetkik olundu.
Tüm dosya münderecatına göre, muteriz tarafından 1994 yılı aylık sigorta prim bildirgeleri ile dönem bordrolarının 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinde öngörülen yasal süre içinde Kuruma verilmediği tespit olunmak suretiyle anılan Kanunun 3910 sayılı Kanun'la değişik 140/c madde ve fıkrası uyarınca idari para cezası tayin olunduğu gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı olduğu şekilde gerekçe ile kabulüne karar itithazında isabet görülmediğinden bahisle, CMUK'nun 343. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı'nın 04.04.1996 gün ve 6963 sayılı azılı merine atfen C. Başsavcılığı'nın 11.04.1996 gün ve Y.E./38195 sayılı tebliğnamesiyle Daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla incelendi;
Karar: Dosya kapsamından; SSK Van Sigorta Müdürlüğü'nce 25.05.1995 gün ve 16945 sayılı yazı ile 1994 yılının tüm aylarına ilişkin aylık sigorta primleri bildirgeleri ile yine aynı yıl her üç dönemine ait dört aylık sigorta primleri bildirgeleri ile yine aynı yıl her üç dönemine ait dört aylık sigorta piremleri bordrolarını yasal süresi içinde vermeyen H.... Uludere Belediye Başkanlığı'na 98.392.500 TL idari para cezası verdiği, usulüne uygun olarak tebliğ edilen bu cezaya karşı yapılan itirazın Kurum ilgili ünitesince yasal süre geçtikten sonra vaki olduğundan dolaylı reddedildiği, bu kez Belediye'nin yetkili Uludere Sulh Ceza Mahkemesi'ne başvurduğu, mahkemenin 09.10.1995 gün ve 1995/25-22 sayılı kararında, her ay ve döneme ait fiillerin ayrı suçlar olduğu, onbeş ayrı suç olarak ortaya çıkan fiiller için toplam ve tek ceza tayin edilmesinin usulsüz olup denetime olanak vermediğinden bahisle itirazı kabul ederek, idari para cezasını kaldırdığı anlaşılmıştır.
506 sayılı SSK'nun 140. maddesi, 12 Mayıs 1993 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 3910 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile yeniden düzenlenmiş ve bu yeni düzenleme de; "Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle" başlamayan madde metninde, idari para cezasının miktarının belirlenmesinde 1475 sayılı İş Kanunu'nun 33. maddesine göre sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin esas alınacağı kriteri konulmuş, öncelikle kuruma itiraz ihdas edilmiş, kurumca itirazın reddi halinde sulh ceza mahkemesine başvurma hakkı muhafaza edilmiş, itiraz süresi kısaltılmış ve zamanaşımı ile ilgili hükümler getirilmiştir. Sözü edilen madde, kurumu, tahakkuk ettirdiği idari para cezasının dayanaklarını göstermekle yükümlü kılmıştır. Gerçekte bu yükümlülük, değişiklikten önceki madde metninde de yer alan cezaya karşı sulh ceza mahkemesine itiraz yolunun doğal bir sonucu olarak da mevcuttur. Değişiklikten sonra maddenin 4. fıkrasında öngörülen yargı denetiminde, denetimi yapan merciin konumu ve yaptığı öngörülen yargı denetiminde, denetimi yapan merciin konumu ve yaptığı denetimin mahiyeti itibarıyla idari para cezasına ilişkin kararın, yargısal denetimin yapılmasına olanak verecek kapsamda uygulama ve dayanaklarının duruksamaya yol açmayacak biçim ve açıklıkta olmasını zorunlu kılar. İdari para cezasının yargı denetimine tabi bir ceza olması, mümkün oldukça Ceza ve Ceza Usulü Kanunları'nın genel ilkelerinin dikkate alınmasını yapılmasına kolaylık sağlamak için, uygulamayı ve dayanaklarını içermelidir. Maddenin birinci cümlesinde yer verilen "dayanak" sözcüğü hukuki anlamda maddi ve hukuki nedenleri ifade eder. O halde Kurum, verdiği idari para cezasında, maddi olay ve kanuna aykırılığın kabulünü gerektiren deliller ile her fiil için uygulamayı ve bununla ilgili olarak, cezanın tayininde esas alınan asgari ücretin miktarını göstermelidir.
İtiraza konu olan ve muterize tebliğ edilen (örnek 3) göre düzenlenen idari para cezası yazısında, kanuna aykırılık teşkil eden fiiller, ay ve dönem olarak tek tek gösterilmiş ise de, her bir fiile hangi döneme ve kesime ait asgari ücretin uygulandığı hususunda bir bilgi ve kayda rastlanmamış ceza toplam ve sonuç olarak yazılmıştır. İdari para cezasının bu tespit biçiminin yargı denetimini olanaksız kılacağında kuşku yoktur. Gerekçesinde bu olguya işaret edip, bu yönden itirazı kabul eden mahkemenin kararında kanun ve usule aykırı bir yön gözetmemiştir.
Sonuç: Açıklanan bu nedenlerle, yazılı emre atfen düzenlenen ihbarnamedeki bozma düşüncesi yerinde görülmediğinden (REDDİNE), dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na iadesine, 13.05.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy