(765 S. K. m. 51, 59, 450, 10)
Dava: Erdağ'ı kasten öldürmekten sanık A.nin yapılan yargılaması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin Beyoğlu Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.1996 gün ve 100/139 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1 - Müdahalin duruşmalı inceleme isteminde bulunma hakkı olmadığından bu husustaki istemin reddine,
2 - Toplanan deliller Türk Ceza ve Usul Yasaları uyarınca karar yerinde incelenip, sanığın Almanya'da işlediği adam öldürmek suçunun sübutu, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde kabul edilmiş, cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan müdahil vekilinin TCK.nun 10/a maddesinin olayda uygulama yerinin bulunmadığına, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna, tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Öldürülen Erdağ'ın başkasıyla gayriresmi evliliği sürerken 1986 yılında tanışıp arkadaş olduğu sanık Ali'nin kızkardeşi Cemile'yi iğfal ettiği, sanık Ali ve ailesinin bu şekilde oluşan beraberliğe karşı çıkarak öldürülen Erdağ'dan Cemmile ile olan ilişkisini kesmesini istedikleri ve bunu temin etmek içinde Cemile'nin Hamburg'dan uzaklaştırıldığı buna rağmen Erdağ ile Cemile'nin biraraya gelip 30.7.1991 günü dini nikah yaparak birlikte yaşamaya başladıkları, öldürülen Cemile'yi Türkiye'ye göndereceğini olaydan önce öğrenen sanık Ali'nin onlara engel olmak ve ilişkilerine son verdirmek amacıyla Erdağ'ın oturduğu şehre gelerek evi önünde beklemeye başladığı evden Erdağ, Cemile ve tanık Sabri'nin dışarı çıktıkları, sanık Ali'nin yanlarına giderek elindeki tabancayla onları tehdit edip Erdağ'a ait araca binmelerini sağladığı ve eniştesi olan Hacı'nın iş yerine gideceklerini söyleyerek aracı yine tehditle hareket ettirdiği, aracın önce tanık Sabri sonrada öldürülen tarafından kullanıldığı, 5-6 kilometre yol aldıkları, öldürülenin yolda aracı durdurup istenen yere gitmek istemeyerek direnmesi ve ilişkiyi sürdüreceğini belirtmesi üzerine, sanık Ali'nin elinde bulundurduğu tabancayla 7 kez ateş edip 4 adedini isabet ettirerek E. öldürdüğü oluşa uygun kabulden annlaşılmasına göre;
Sanık Ali'nin açıklanan bu eyleminin kastettiği hürriyeti sınırlama suçunu, öldürülenden gelen tepki ve ilişkiyi sürdüreceğine yönelik sözler sonucu işleyememekten duyduğu infal ile öldürmek suçunu oluşturduğu ve bu suçun TCK.nun 450/8. madde ve fıkrası içinde değerlendirilmek suretiyle, TCK.nun 10/a maddesindeki düzenleme uyarınca bu eylemin Alman Ceza Yasasının 211 ve 49. maddeleri içinde mütalaa edilerek bu maddelerde öngörülen cezalardan, TCK.nun 450/8, 51/1, 59. maddelerinin uygulanmasıyla bulunacak souç cezaya miktar itibariyle sanık lehine olan en yakın cezanın tayin edilmesi gerekirken suç vasfından yapılan hata sonucu yazılı şekilde eksik ceza verilmesi,
b) TCK.nun 31. maddesiyle ilgili uygulama yapılırken TCK.nun 10/a maddesi uyarınca Alman Ceza Yasası yönünden herhangibir araştırma yapılmadan hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı müdahil vekilinin temyizi bu nedenle yerinde görülmekle hükmün tebliğnamedeki düşünceden farklı gerekçesiyle, BOZULMASINA, 24.12.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy