(765 S. K. m. 49, 62, 448)
Dava: M.'ı silahla yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık O.'ın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin (Kocaeli İkinci Ağır Ceza Mahkemesi)nden verilen 17.12.1997 gün ve 219/216 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan, dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Yerel Cumhuriyet Savcısının yaralamayla sınırlandırılmış temyizine dayanılarak bu suçla ilgili incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın silahla yaralama eyleminin sübutu kabul edilmiş ve bu eylemle ilgili savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş,
İse de;
Sanık O.'ın arkadaşlarıyla bindiği ticari otomobilin mağdur M.'ın sürücüsü olduğu BMV oto tarafından durdurulduğu, mağdurun işaretle çağırması üzerine ticari taksiden inen ve mağdurun yanına tanık M.'in geriye dönerek sanık O.'a "M. seni sorup çağırıyor" dediği, mağdur ile husumetli olan sanığın gitmediği, otosundan inen mağdurun tabancasını çekip horozunu da kaldırarak, sanığın bulunduğu otoya yaklaştığı, bazı anlatımlara göre birbuçuk metre mesafeye geldiğinde, bir anlatıma göre de arabanın yan arka kapısını açıp sanığa hitaben "in ulan aşağıya" dediğinde sanık O.'ın kapıldığı korkunun etkisiyle, mağdurun hangi düzeye ulaşacağı bilinmeyen saldırısının durdurulmasını teminen oturduğu yerden üç el ateş ettiği, iki kurşunun yan boşluklara atıldığı, ancak üçüncü kurşunun mağdurun boynuna girip çıkarak onu yere düşürdüğü, sanığın başka atış yapmadığı, silah seslerine koşan polislerin mağduru yaralı olarak bulup, horozu kalkık tabancasını da ele geçirdikleri, sanık, arkadaşları ve taksi şoförünün kaçtığı dosya içeriği ile anlaşılmak ve mahkemesince de oluş bu şekliyle kabul edilmekle;
a) Olay, gece vuku bulmuş ise de olay yerinin aydınlık olması ve mağdurun boynuna yapılan tek atışla bilinçli tevcih ile oluşturulması nedeniyle sanık O.'ın eylemini TC.nin 448, 62. maddesine mümas saymak gerekeceği,
b) Mağdurun, horozunu kaldırarak atışa hazırladığı tabancasıyla kendisine yaklaştığını gören sanığın, husumetli oluşları nedeniyle kuşkuya kapılacağının ve saldırıyı defetmedikçe nefsine hatta canına yönelik bir zarara uğratılabileceği kuşkusuyla savunma gereğini duyacağının kabulü gerekeceği, bu itibarla silahını kullanmasının TCY.nin 49. maddesinde tanımı yapılan "hukuka uygunluk" olacağı, boşa attığı iki mermiyle saldırıyı durduramayınca bir mermiyi de mağdurun boynuna yönlendirmesinin savunmada aşırılık sayılamayacağı, gözetilmeyerek, TCY.nın 448, 62, 49. maddeleri uyarınca ceza tertibine yer olmadığına ve beraate hükmedilmesi gerekirken suç vasfının yaralama ve tahrikin basit nitelikte olduğunun kabulü ile yazılı biçimde karar verilmesi yasaya aykırı ve Yerel Cumhuriyet Savcısının temyizi kısmen isabetli görülmekle, onama düşüncesi taşıyan tebliğnameye aykırı olarak yaralamaya ilişkin hükmün (BOZULMASINA), 2.4.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy