(765 S. K. m. 46)
İsmail ...ı öldürmekten sanık Rüştü ...ın yapılan yargılanması sonunda; TCK. nun 46 ncı maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ve 1 yıldan az olmamak üzere şifa buluncaya kadar tıbbi bir müessesede muhafaza ve tedavi altına alınmasına ilişkin Burdur Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.10.1997 gün ve 154/150 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahiller tarafından istenilmiş olduğundan, dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Babalığı maktül İsmail ...ı taammüden öldürmek suçundan sanık Rüştü ...ın yapılan yargılanması sonunda; sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığının iddia edilmesi üzerine, sanığın müşahadeye tabi tutulmak suretiyle yapılan muayenesi sonunda... Hastanesi Sağlık Kurulunun 5.12.1996 gün ve 1026 nolu raporlarında sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığının bildirildiği, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 3 Eylül 1997 gün ve 2693 sayılı raporlarında... şizofreni denilen akıl hastalığı tespit edilmiş bulunduğu, dava dosyasının tetkikinde mezkür suçu kendisinde tespit edilen bu akıl hastalığının sonucu ve de ifadesi olarak işlemiş bulunduğunun anlaşıldığı; bu duruma göre 1960 doğumlu Rüştü ...ın 31.7.1996 tarihinde ve halen sanığı bulunduğu suça karşı ceza ehliyetini haiz olmayıp hakkında TCK. nun 46 maddesinin tatbiki ile şifası tıbben tebeyyün edinceye kadar bir akıl hastanesinde muhafaza ve tedavisinin uygun olduğunun bildirilmesi karşısında mahkemece sanığa ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, müdahil vekilinin, sanık hakkında bir hastahane ve tabip raporu veya belge yoktur. Adli Tıp Meclisi sanığı gerekli müşahade ve tetkike tabi tutmadan rapor vermiştir, şeklindeki ve yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddine, Ancak; sanık hakkında ceza ehliyetinin bulunmaması nedeniyle ceza tertibine yer olmadığı kararı verildiğine göre, sanığa muhakeme masrafı yükletilemeyeceği esasından hareketle, müdahil lehine yargılama giderlerinden sayılan ücreti vekalet alınmasına karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, müdahil müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA,
Ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediği cihetle; (15.000.000) on beş milyon maktu vekalet ücretinin sanıktan alınıp müdahile verilmesine ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle sair hususları usul ve kanuna uygun bulunan hükmün talep gibi düzeltilerek ONANMASINA, 13.02.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy