(765 S. K. m. 64, 65, 296, 448) (6136 S. K. m. 13)
Dava: İbrahim .. kasten öldürmekten sanık Çomar ile mükerrer sanık Hakan, işbu adam öldürme suçuna feran iştirakten mükerrer sanık Maksut ... ile suç delillerini saklamaktan sanıklar Ali ile Mustafa ve izinsiz silah taşımaktan adları geçen sanıklar Hakan ..., Çomar ve Maksut ... yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.9.1997 gün ve 57/134 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğ name ile Dairemize gönderilmekle; sanık Maksut hakkında duruşmalı diğer sanıklar Hakan ile Çomar duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle ve de diğer sanıklar Ali ile Mustafa cezalarının nevi ve süresi itibarıyla duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Sanık Mustafa lada marka aracı, Balıkesirde bekar yaşadığı, evi bulunup bulunmadığının araştırılarak ve bu arada gıyabi tutuklu olup davası tefrik edilen sanık Ali yakalanıp davalar birlikte sonuçlandırılarak sanıklar Maksut, Ali ve Mustafa hakkındaki delillerin takdiri gerekeceği yolunda Üye Osman .. eksik soruşturmayla ilgili görüşü red edilerek esasla ilgili incelemede,
2- Dosya münderecaatına sanıkların hazırlık ifadelerindeki açıklamalara göre suçun taammüden işlendiğini gösterir yeterli delil olmadığı yolundaki mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki tenkit düşüncesine iştirak edilmemiştir, Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Hakan .., Çomar , Maksut , Ali ve Mustafa suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri tahfif sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık Hakan .. ve Çomar vekillerinin bir sebebe dayanmayan, Mustafa vekilinin sübuta, eksik incelemeye, 647 Sayılı Yasanın lehe olan hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, vesaireye, Ali ile duruşmalı incelemede Maksut vekillerinin sübuta, usule, eksik incelemeye, gerekçenin yetersiz olduğuna, sanık Maksut'un asli fail ile iştirak iradesinin bulunmadığına ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Hakan .., Ali .., Mustafa ... haklarında kısmen resen de temyize tabi hükmün tebliğ name deki düşünce gibi ONANMASINA,
Ancak;
A- Maktül İbrahim cezaevinde tanıdığı Hakan ile onun arkadaşı olan Çomar öldürmeleri için yaptığı teklifin başlangıçta Hakan ve Çomar tarafından kabul edildiği bu hususun etrafta duyulduğu bu arada sanık Maksut sanıklar Hakan ve Çomarla olaydan kısa bir zaman önce görüşerek silah vermek suretiyle İbrahim'in öldürülmesi teklifini kabul eden adı geçen sanıkların aynı gece bilardo oynamakta iken maktül İbrahim ile birlikte olan sanık Hakanın 7.65 çapındaki sanık Maksutun verdiği silahı ateşlemek suretiyle maktülü öldürdüğü sanık Çomarın maktül İbrahim'in kendisine verdiği 9 mm. çapındaki silahı çekerek ateş etmek istediği silahın tutukluk yapması nedeniyle patlamadığı, olayın görgü tanığı Ahmet ... 28.2.1996 tarihli ilk ifadesi olay tespit zabıt varakasında olay yerinde bulunan 3 boş kovanın, 7.65 çapında tek silahla, 2 çekirdek ve mermi çekirdeği gömleğinin 7.65 çapında tek silahla atıldığı ayrıca 9 mm.lik bir merminin bulunduğu, zabıt ve ekspertiz raporu ile doğrulanmış olduğundan sanıkların ifadeleri maddi deliller ve şahadetle birlikte değerlendirildiğinde sanık Çomar sabit olan eyleminin TCK.nun 448,65/3 ncü maddesi içinde mütalaa edilmesi gerekirken 64 ncü madde delaletiyle 448 nci maddenin uygulanması,
B- Otopsi zaptında maktülün ayağından silahla yaralandığını gösterir eski bir yaradan bahsedilmemekle beraber, Ali .. daha önce İbrahim'i silahla ayağından yaraladığı yolunda maktül İbrahim'in annesi Zahide ifadesi ile Maksut Ali ... ile akrabalık durumu araştırılarak maktül İbrahim'in sanıklar Hakan ve Çomar vasıtası ile Ali .. .. öldürtmeye kalkışmasının sanık Maksut için kanuni tahfif sebebini oluşturup oluşturmayacağının tartışılmaması,Yasaya aykırı olup sanık Maksut vekilinin duruşmalı incelemede ileri sürdüğü temyiz itirazı ile sanık Çomarın temyizi nedeniyle kısmen resen de kabili temyiz olan hükmün tebliğ name deki düşünce hilafına BOZULMASINA, sanıklar Hakan ile Çomar haklarındaki hükümde oybirliği ile sanıklar Maksut, Ali .., Mustafa .. haklarında sübut için tevsii tahkikat yolunda Osman talebinin red edilmesi nedeniyle sanıklar Ali ve Mustafa'nın beraatlerine karar verilmesi gerekeceği yolundaki muhalefeti ile bu hususta oyçokluğu ile 22.05.1998 günü karar verildi.
1- Soruşturma yönünden;
Sanıklar Hakan ve Çomarın suçlayıcı nitelik taşıyan kolluk ifadelerinin sanıklar Maksut, Ali ve Mustafa yönünden değerlendirilmesi ve bu ifadelerin atfı cürüm niteliğinde olup olmadığının tahlile tabi tutulması yönünden;
a) Sanık Mustafa ... olarak çevrede tanınıp tanınmadığı tespit edilerek kendisine ait Lada marka Balıkesir plakalı otomobili olup olmadığının gerek trafik kayıtlarından gerekse zabıtadan sorularak saptanması, b) Sanık Mustafa ... Balıkesir'de ikamet ettiği bir bekar evinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, c) Azmettirici olduğu ifade olunan ancak gıyabi tutuklu olması nedeniyle hakkındaki kamu davası tefrik edilen sanık Ali ... Ömeroğlu'nun, makul bir süre daha araştırılarak, yakalanması durumunda birlikte yargılanmasının sağlanması, eğer sair soruşturmalar eksiksiz tamamlandığında firarilik hali devam ediyorsa, zaruri olarak diğer sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği,düşüncesinde olduğumdan, soruşturmanın genişletilmesinin bu yönleri de kapsaması icap ettiği görüşüyle, sayın çoğunluğun sübutu oylamasına ve sanıklar Maksut, Ali ve Mustafa'nın haklarındaki suçlamaları yeterince kanıtlanmış kabul etmesine katılamıyorum,
2- Esas yönünden;
a) Sanık Hakan ve Çomar'ın adam öldürme fiillerini fevren işlediklerine, tasarlama hali bulunmadığına, sanık Çomarın aslı fail olmayıp feri fail durumunda bulunduğuna yönelik kabul ile Hakanın hakkındaki hükmün onanmasına Çomar hakkındaki hükmün ise bozulmasına ilişkin karara aynen katılıyor, b) Sanık Maksut'la ilgili olarak Daireyi bağlayıcı nitelikte sübutun oylanmaması gerektiğini, isabetle benimsenen bozma sonucu firari sanık Ali ile akrabalık bağı belirlendiğinde sadece tahrik unsurunun değil aynı zamanda sübutun da değerlendirilmesinin doğru olacağını, tüm yargılamada suçlamaları reddeden bu sanığın diğer sanıklar Hakan ve Çomar'ın suçlayıcı mahiyetteki beyanları dışında eyleme katıldığının ve silah temin ederek feran yardımcı olduğunun başka kanıtı olmaması nedeniyle, cürüm atfına muhatap olup olmadığının çözümlenmesi gerektiğini düşünerek bozma karar ve gerekçesini sübuta da kanıt olabileceği fikriyle benimsiyor, c) Sanıklar Ali ve Mustafa'nın suçlamaları tümüyle reddetmeleri, diğer sanıklar Hakan ve Çomar'ın sadece polisteki beyanları ile suçlanmış olmaları, esasen adı geçenlerin suçlayıcı bu beyanlarından bilahare dönmüş olmaları ve bu iki sanığın müsnet suçları işlediklerinin başkaca hiçbir kanıt bulunmaması karşısında beraatlerine karar verilmesi icap ettiği düşüncesiyle bu sanıklarla ilgili hükmün Sayın Çoğunlukla onanmasına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy