(765 S. K. m. 29, 283, 296, 448)
Dava: R.'ı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan mükerrir sanık Ö., cürüm işleyenleri saklamak suçundan sanık E.'ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (Bursa Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi)nden verilen 8.3.2000 gün ve 316/34 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi C. Savcısı ile sanıklar taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Sanık E. vekilinin temyizinden sonra bizzat sanık verdiği dilekçe ile temyiz talebinden vazgeçtiğinden bu sanıkla ilgili olarak temyiz incelemesinden C. Savcısının temyizine hasren yapılmasına karar verildi.
2-a) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Ö. ve E.'ın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık Ö.'in suçlarının niteliği tayin, her iki sanık hakkında cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık Ö. vekilinin; sübuta, eksik incelemeye, TCK.nun 29. maddesine göre teşdidin yerinde olmadığına, tahrikin derecesine, vesaireye ilişen, Cumhuriyet Savcısının; sanık Ö. yönünden tahrikin bulunmadığına, sanık E. yönünden suç vasfına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık Ö. hakkında kısmen re'sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
b) Sanık E.'a yönelik C. Savcısının temyizine gelince;
TCK.nun 283/2. maddesinde; "Adliye huzurunda sahte olarak bir suç işlediğini yahut bu suça iştirak ettiğini söyleyen kimse hakkında" aynı maddenin 1. fıkrasında belirlenen ceza ile tecziye edileceği hükme bağlanmıştır.
Bu maddede fail işlediğini beyan ettiği suçun uydurma olup olmamasından değil, o suç ile alakasının uydurma olmasından dolayı esas tutularak tecziye edilmektedir. Bu nedenle işlenmemiş bir suçun faili veya ortağı olduğunu beyan etmekle suç meydana gelebileceği gibi, başkası tarafından işlenmiş olan suçu, kendisi işlemiş veya o suça iştirak etmediği halde iştirak etmiş gibi beyanda bulunmakla da suç tasnii meydana gelmiş olabilir.
TCK.nun 296. maddesinde ise, olayın fail veya faillerini gizlemek ve tahkikatı yanlış yola sevketmek kastı ile failin hareket etmesi ve delillerin bu suretle karartılması amaçlanmıştır.
İncelenen olayda Sanık E. öldürme suçunun faili olmayıp sanık Ö.'in işlediği suçu kendisinin işlediğini hazırlık ve duruşmada beyan etmekle, TCK.nun 283/2'de düzenlenen suçu işlemiştir. Bu nedenle olayda uygulama yeri olmayan madde ile tecziyesine karar verilmesi,
Usul ve yasaya aykırı bulunduğundan C. Savcısının temyiz itirazı yerinde görülmekle kabulü ile E. hakkındaki hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 15.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy