(765 S. K. m. 503/1, 523/1, 81/2-3) (5237 S. K. m. 58, 157, 168)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Hamdi'nin yapılan yargılanması sonunda: TCK. nun 503/1 ( üç kez ), 523/1, 81/2-3 ( 3 kez ) maddeleri gereğince 2 yıl 13 ay 10 gün hapis ve 442.914.400 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair M. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.11.2001 gün ve 2001/560 Esas, 2001/879 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 25.10.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Sanık hakkında mağdurlara yönelik her eylemi için ayrı ayrı hüküm kurulması yerine yazılı şekilde uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamedeki bu yöne ilişen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın mahkumiyete yeter delil olmadığına, eksik soruşturma yapıldığına, lehe hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 11.11.1997 gün ve 248 Esas, 228 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere mağdur Murat'a karşı işlenen suçta TCK. nun 523/1. maddesi ile indirim yapılırken 2. fıkrada öngörülen 1/3 oranından daha fazla oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-TCK. nun 81/2-3. maddesi uygulanırken tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün karar yerinde gösterilmemesi ve Sincan Asliye Mahkemesinin 6.6.1996 gün 1994/598 Esas, 1996/226 Karar sayılı ilamının infazına ilişkin bihakkın tahliye tarihi araştırılmadan yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kanuna aykırı,
3-Kabule göre; Hükümden sonra 10 Şubat 2003 gün ve 25020 Mükerrer Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 4806 Sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişik TCK. nun 30. maddesinin 2. fıkrası gereğince para cezalarında bin lira küsrünün atılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 23.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy