(2863 S. K. m. 4, 5, 24, 67, 70)
Dava: 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet suçundan sanık Mehmet'in yapılan yargılanması sonunda: 2863 S.K.nun 67 ve TCK.nun 59. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 50.000.000 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair ŞANLIURFA 2.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.2.2001 gün ve 2000/280 Esas, 2001/430 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının düzeltilerek onama isteyen 15.4.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 2863 Sayılı Yasanın 4. maddesinde "haber verme zorunluluğu" başlığı altında taşınır ve taşınmaz kültür varlığı bulunduğunu bilenlerin veya yeni haberdar olan malik ve zilyetlerin en geç üç gün içinde bu durumu ilgili mercilere bildirmeye mecbur oldukları belirtilmiş, buna aykırı hareket edenlerin ceza yaptırımı 67. maddede yer almıştır. Görüldüğü üzere 4. madde kültür varlığını yasa dışı yollarla elde ederek bulunduranlarla ilgili değildir. Kısaca var olduğu bilinmeyen kültür varlığının bulunması, bilinmesi veya yeni haberdar olunması halleri 4. madde kapsamındadır. Korunması gerekli taşınır kültür varlığını başkasından alan sanığın ilgili mercilere haber vermesi beklenemez. Fiil 2863 Sayılı Yasanın 5. maddesine göre devlet malı sayılan korunması gerekli taşınır kültür varlıklarını 24. maddeye aykırı olarak elinde bulundurmak olup, ceza yaptırımı 70. maddede yer almaktadır. Bu hususlar dikkate alınarak sanığın 24. madde yollamasıyla 70. madde uyarınca cezalandırılması yerine yazılı şekilde uygulama yapılması sonuç ceza itibariyle etkili görülmediğinden; suç tarihi itibariyle temel ağır para cezasının 91.260.000 yerine 60.000.000 olarak tayini isabetsizliği sanığa karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanığın 4616 Sayılı Yasanın 4758 Sayılı Yasa ile değişik 1. maddesinin 4. bendi kapsamındaki Şanlıurfa Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 22.5.1997 tarih ve 1997/64-288 sayılı ertelenmiş mahkumiyetinin infazının mümkün olmadığının gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ise de; bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK. nun 322 nci maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasından "sanığın tecilli sulh ceza mahkemesinin 1997/64 esas 288 karar sayılı ilamındaki cezasının aynen çektirilmesine" ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy