(765 S. K. m. 503, 522)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Mehmet'in yapılan yargılanması sonunda: TCK. nun 503/1 ve 522. maddeleri gereğince 1 sene 2 ay hapis ve 484.166.166-TL ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair K. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.2.2001 gün ve 1996/634 Esas, 2001/201 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının onama isteyen 9.5.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Önceden doğmuş bir borç veya oluşmuş bir zarar için hileli davranışlarda bulunulması halinde, borç veya zarar kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçu oluşmayacağı gibi suçun oluşması için kullanılan hile ve desisenin kandırıcı nitelikte olması, mağduru yanılgıya düşürmesi, kandırıcı mahiyetteki bu davranışlara ve yalanlara inanan mağdur tarafından sanığa veya bir başkasına haksız çıkar sağlanması gerekmekte olup somut olayda da taraflar arasındaki ortaklığın sona ermesi üzerine borç-alacak ilişkisinin bir protokole bağlanarak borç senetlerinin düzenlendiği, daha sonra ödenmeyen senedin geri alınarak yerine, tutarı yazı ve rakamla farklı yazılmış olan çekin şikayetçiye verildiği, farklılık ilk bakışta anlaşılabileceğinden kandırıcı nitelikte hile ve desise bulunmadığı, bu itibarla yüklenen dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK'nun 32l nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy