(765 S. K. m. 70)
Dava: Gasp suçunu kolaylaştırmak maksadıyla N. Özkaya, B. Bilgin, N. Akkoyunlu ile D. Şener'i öldürmekten, gasp ve konut dokunulmazlığını bozmaktan sanık Y. C. Bilgin'in yapılan yargılanması sonunda: 2 yıl 23 ay 20 gün geceli-gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet ağır hapis cezasıyla hükümlülüğüne ilişkin İskenderun Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.09.2002 gün ve 192/266 sayılı hüküm resen temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- Gerekçeli karara, birleştirilen üç dosyadaki suç tarihlerinin de mahallinde dercedilmesi mümkün görülmüştür.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Y. Cihan Bilgin'in mevsufen dört kişiyi öldürme, gasp ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliğini tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş ise de;
a) Sanığa, işlediği mevsuf adam öldürmeleri nedeniyle tertip olunan müebbet ağır hapis cezalarından birinin TCY. nın 70.maddesi uyarınca esas alınıp diğer üç adedinin her biri için ayrı ayrı ve denetlenebilir ölçüde hücre ilavesi yapılması gerekirken, gasp suçu cezalarıyla konut dokunulmazlığını bozma suçu cezasından dolayı ayrı ayrı hücre hapsi verilmesi sonrasında üç ayrı müebbet ağır hapis için tek kalemde 2 yıl hücre hapsi ilavesi yapılarak yasaya aykırı davranılması,
b) 4771 Sayılı Yasanın suç tarihlerinde yürürlüğe girmemesi nedeniyle 1.maddesi (B) bendinde yazılı olan ve aleyhte uygulama ile hücre cezaları toplamını iki misline çıkaran hükmün sanık aleyhine uygulanamayacağı gözetilmeyerek toplamı üç yılı geçecek biçimde hücre ilavesi yapılması,
Sonuç: Yasaya aykırı görülmekle resen incelemeye tabi irtibatlı hükümlerin tebliğnamedeki onama düşüncesine aykırı olarak BOZULMASINA, Üye O. Şirin'in (b) paragrafındaki bozma yönünden karşı oyuyla oyçokluğuyla 08.12.2003 gününde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
4771 Sayılı Yasanın 1.maddesince ve fakat başkaca hiçbir indirim maddesi tatbik edilmeden belirlenen müebbet ağır hapis cezaları, TBMM. nce idam cezalarının infaz edilmemesine karar verilen türden olup TCY. nın 13, 70, 73 ve 82.maddelerinde zikredilen müebbet ağır hapis türünden daha ağır niteliktedir.
4771 Sayılı Yasanın 1.maddesi (B) bendi, ağır nitelikteki bu müebbetlerle sair hürriyeti bağlayıcı cezaların içtimaında yasanın 70,73 ve 82.maddelerinde yazılı hücre sürelerinin iki katı süre tesbitini öngörerek o ana kadar yasalarda olmayan yeni bir içtima kuralını ilk olarak vazetmektedir.
Hürriyeti bağlayıcı müebbet veya muvakkat bir cezanın hücreye döndürülmesinin ve cezaevinde kalış süresinin azaltılmasının aleyhe olduğunu iddia etmek olanaksız bulunduğundan ve 4771 Sayılı Yasanın 1/(B) maddesinin TCY. nın 70,73 ve 82.maddelerindeki müebbet türünü kastetmemesi nedeniyle anılan maddelerdeki düzenlemelerin yerine kaim olduğu ve madde hükmünü ağırlaştırdığı da düşünülemeyeceğinden, TCY. nın 2/2.maddesinin bu gibi durumlarda uygulama yeri bulunmamaktadır.
Bu itibarla yerel mahkeme kararının 2/(a) paragrafı doğrultusunda bozulması isabetli ise de toplamı 6 yılın altında kalan hücre süresinden bahisle hükümlerin isabetsizliğine karar verilmesi yasaya uygun düşmemiştir.
Açıkladığım nedenle bozma kararının 2/(b) paragrafına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy