(765 S. K. m. 448, 33, 30, 29, 2) (4721 S. K. m. 471)
Dava: Alican'ı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık Azmi'nin yapılan yargılanması sonunda:Hükümlülüğüne ve diğer sanık Gıyasettin'in üzerine atılı suçtan beraatine ilişkin (MUŞ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.10.2002 gün ve 201/289 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık Azmi Bingöl ve müdahil taraflarından istenilmiş, sanık duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar:
1- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Azmi'nin adam öldürme ve yasak silah taşımak suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul ve kısmen reddedilmiş, sanık Gıyasettin'in adam öldürme suçuna iştirak ettiğine dair elde edilen delillerin mahkumiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Azmi müdafilerinin tahrikin bulunduğuna, müdahil vekilinin sanık Gıyasettin yönünden sübuta ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık Gıyasettin'in beraatine dair hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2- Sanık Azmi hakkındaki hükümlere ilişkin incelemede;
Sair uygulamada isabetsizlik yoksa da;
a)Maktul Alican'ın öldürülmesi kararının eylemden ne kadar süre önce alındığının ve cayabilme için makul bir süre geçmesine karşın vazgeçilmeyerek sebat ve ısrar ile fiilin icra edildiğinin kabulüne elverişli kanıt bulunmaması nedeniyle suça TCY.nın 448. maddesi kapsamında vasıf verilmesinde isabetsizlik yoksa da suç işleme kastını yoğunlaştıran bir ön kararlılık ve hazırlıkla öldürme fiilinin gerçekleştirilmiş olduğunun sanık tarafından C.Savcılığı ve Sulh Ceza Hakimliğine verilen beyanlarla ortaya çıktığı ve esasen yerel mahkemece de bu husus kabul edildiği halde TCY.nın 29/son maddesi uyarınca teşdiden ceza tayini gerekirken soyut bazı gerekçelerle asgari hatten uygulama ile ceza tayin olunması,
b)Maktulün kardeşi tarafından ırzına geçilip hamile bırakıldığı ileri sürülen sanığın kızkardeşinin ırza geçenle evlendirilmesi isteminin kabul görmediği geçmiş olayda, kendilerine iftira edildiği iddia edilerek haklarında C.Savcılığına ihbarda bulunulduğu sanık tarafından açıklandığından,
aa)Bu konudaki şikayet evrakının getirtilip incelenmesi,
bb)Maktul Alican'ın bu şikayette etkisinin ve haksız bir davranışının olup olmadığının denetlenebilir açıklıkla belirlenmesi,
cc) Sanığın, maktul hakkında ortalığı karıştıran ve fesatlık yapan kişi şeklindeki tanımlamasının haksız kışkırtma düzeyinde oluşumlara dayanıp dayanmadığının tespiti ve kararda tartışılması gerekirken eksik soruşturma ile haksız kışkırtmanın yokluğuna karar verilmesi,
c)Yasak silah taşımak suçundan tespit olunan para cezasıyla, bu suç yönünden 647 sayılı Yasa gereğince yapılan uygulamada, sonradan yürürlüğe giren ve bin lira küsurunun hesaba katılmayacağı ilkesini vazeden 4806 sayılı Yasa ile değişik TCY.nın 30. maddesince, TCY.nın 2/2.maddesi kapsamında lehte düzeltme yapılma zorunluluğunun doğması,
d)Adam öldürme cezası nedeniyle uygulanan TCY.nın 33. maddesi yönünden TMY.nın 471. maddesi uyarınca infaz kurumunda geçecek ağır hapislik süresinin esas alınması gereğinin düşünülmeyerek ceza müddeti zarfında yasal kısıtlılığa hükmedilmesi, yasaya aykırı ve müdeahil vekili ile sanık müdafiinin temyizleri isabetli görülmekle;
Sonuç : Adam öldürme cezası yönünden re'sen de temyize tabi olan sair suç yönünden kabili temyiz hükümlerin tebliğnamedeki düşünce benimsenerek ve ilave nedenlerle BOZULMASINA 25.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy