(765 S. K. m.51, 456, 457)
Dava: Memuriyetine ait silahla kocası Zekaiyi öldürmekten sanık polis memuru Gülbeyaz'ın yapılan yargılanması sonunda:Hükümlülüğüne ilişkin (A) ÜÇÜNCÜ Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.10.2002 gün ve 200/335 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Gülbeyaz'ın adam öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ve duruşmalı incelemede eksik soruşturmaya, meşru müdafa şartlarının oluştuğuna, TCK.nun 50.maddesinin uygulanması gerektiğine, vasfa yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Polis memuru olan sanık ile galerici olan ve çeşitli suçlardan poliste suç kaydı bulunan maktülün 09.06.1999 tarihinde evlendikleri, 22.08.2000 tarihinde çocuklarının olduğu, kısa süre sonra aralarında geçimsizliklerin başladığı, maktülün zaman zaman sanığa hakaret ettiği, sanığı tehdit ettiği ve darp ettiği, bu olaylardan iki tanesinin resmi mercilere de intikal ettiği, maktülün 10.01.2001 tarihinde sanığı darp ettiğinden bahisle A 7.Sulh Ceza Mahkemesi tarafından TCK.nun 456/4,457/1.maddeleri ile mahkum edildiği, sanıkla maktül arasındaki tartışmaları komşularının da duydukları, en son olay günü evlilik yıldönümleri de olduğundan arkadaşlarının daveti üzerine yemeğe gidip, geç saatte alkollü olarak ev döndükleri, polisleri tanıyan maktülün yemekte de polislerle ilgili sanığın hoşuna gitmeyecek şeyler konuştuğu ve sanık tarafından ikaz edildiği, eve gelindiğinde ise sanığın aksi kanıtlanamayan ifadesine göre, maktülün ilk olarak polislere söylediğim lafıma sen ne karışıyorsun diyerek tartışma başlatıp sanığın üzerine yürüdüğü, sanık çocuk odasına saklandığında ise satırla kapıyı kırmaya çalıştığı ve kısmen kırdığı, daha sonra yorulup sakinleştiği, ardından sanığın odadan çıkması üzerine ona cinsel ilişki teklif ettiği, sanığın kabul etmemesi üzerine de onu zorlamak için raporunda belirtildiği şekilde darp ettiği, hakaret ettiği, tüm bunlara dayanamayan sanığın mesleği sebebiyle kendisine verilmiş olan silahla ateş ederek maktülü öldürdüğü tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, maktülden kaynaklanıp uzun süredir devam eden ve her biri hafif tahrik sebebi olan birçoğu da sanık tarafından müşterek çocuklarının hatırına evlilik birliğini sürdürmek için daha önceden affedilen haksız hareketlerin birlikte ele alınması durumunda tevali eden bu haksız hareketler ağır tahriki oluşturacağı halde bu hareketlerin yazılı gerekçelerle basit tahrik olarak kabul edilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık ve müdafilerinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görülmekle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 19.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy