(765 S. K. m. 30, 494, 522, 524) (647 S. K. m. 4) (5237 S. K. m. 61, 144, 147, 145, 167)
Hırsızlık suçundan sanık H. T.nin yapılan yargılaması sonunda: TCK.nun 494/2, 522 ve 647 Sayılı Yasanın 4. maddeleri gereğince 355.914.000-TL ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair B. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 31.1.2002 gün ve 2001/89 Esas, 2002/22 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 4.6.2003 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
TCK.nun 522. maddesinin uygulamasıyla hapis cezasının 2 ay 15 gün yerine yazılı şekilde 75 gün olarak hükmolunması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine incelenen dosya içeriğine göre sanığın suçun unsularının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1 - Bir dam altında yaşamadıkları anlaşılan şikayetçi ve sanığın kardeş olduklarının iddia olunması karşısında; vukuatlı aile nüfus kayıt tablolarının celbi ile sanık hakkında TCK.nun 524. maddesinin son bendinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması, yasaya aykırı,
2- Hükümden sonra 10 Şubat 2003 gün ve 25020 Mükerrer Sayılı Resmi Gazete' de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 4806 Sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişik TCK.nun 30. maddesinin 2. fıkrası gereğince para cezalarında bin lira küsurunun atılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK.nun 321'nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy