(765 S. K. m. 53, 296) (1412 S. K. m. 266)
Dava: M. O.nın kasten öldürülmesi olayına azmettirmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık S. G.'nin yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ve diğer sanık E. D. hakkında açılan kamu davasının tefrikine ilişkin Bakırköy Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.12.2003 gün ve 629/380 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık S. G. tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanığın duruşmaya müdafi göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Müdahil A. O.'nın karar başlığında gösterilmemesi ve sanığın soyadı nüfus kaydında Y. olduğu halde G. olarak yazılması yerel mahkemece ikmal edilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
2- Müdahale kararı verilirken CMUK.nun 266/2. maddesine aykırı olarak C.Savcısının görüşünün sorulmaması, müdahale kararına yönelik bir itiraz bulunmadığından usule ilişkin bu eksiklik sonuca etkili görülmemiş bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Öldürme fiilinin azmettiricisi olarak suça iştirak eden sanık S.ın olay sonrası diğer hakkında tefrik kararı verilen sanığın verdiği silahı İstanbuldan Manisa Salihli İlçesine götürerek taşıdığı ve böylece 6136 Sayılı Yasaya muhalefet suçunun oluştuğu ve yerel mahkemece de bu şekilde kabul edildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki 6136 Sayılı Yasaya muhalefet suçunun unsurlarının oluşmadığı ve eylemin TCK.nun 296. maddesinde sayılan suç delillerini gizlemek olduğuna ilişen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
4- Sanık S. hakkında kurulan hükme hasren yapılan incelemede:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri tahfif sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta vesaireye ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
İngiltere'de ikamet eden ve her yıl 3-4 ay Türkiye'de kalan maktulün 13 yıl önce resmi nikahlı olarak başkasıyla evli olduğu halde kendisinin boşanmış olduğunu ve resmi nikah yapacağını söyleyerek sanık S. ile gayri resmi evlendikleri, izine gelen maktulün sanık S. karı-koca hayatı yaşadığı ve resmi nikah yapacağım diyerek sürekli onu oyaladığı, yaklaşık 3-4 yıl sonra da sahte evlilik cüzdanı getirip imzalatarak sanığa resmi nikah yaptığına onu inandırdığı, bilahare hamile kalıp müşterek çocukları E.'nin doğduğu, daha sonra sanık S.'ın maktulün İngilterede resmi nikahlı olduğunu öğrendiği, bilahare kandırmak suretiyle oğlu E.'yide 4 yaşında iken İngiltere'ye götürdüğü sonraki gelişlerinde birkaç kez sanık S.'ı İstanbul'a çağırarak benimle birlikte olursan çocuğunu sana gösteririm diyerek cinsel ilişkiye zorladığı, çocuğu E'yide göstermediği gibi Sanık S.'ı darp ederek evden kovduğu, olaydan bir yıl kadar önce sanık S.'ın resmi nikahla başka bir şahısla evlendiği, buna rağmen maktulün Türkiye gelişinde sanık S.a birlikte olduğumuz takdirde çocuğunu göstereceğim diyerek cinsel ilişkiye zorladığı, olaydan 2-3 gün önce ise yine sanık S.'ı telefonla İstanbula çağırarak gel çocuğunu göstereceğim dediği, sanık S.da eski olayları, yeğeni hakkında davası tefrik edilen sanık E. D.'a anlattığı, yanlarında tabanca da olmak üzere birlikte İstanbula maktulün evine geldikleri, evde çocuğun bulunmadığı, maktulün aynı şekilde benimle birlikte olursan çocuğunu göstereceğim dediği, sanık S.'ın bu teklifi kabul etmemesi üzerine tartışmaya başladıkları, maktulün sanık S.'a orospu, benimle iki yüz elli milyon lira karşılığı yattı diyerek hakarette bulunduğu; olayın etkisinde kalan sanık S.'ın, yer yatağı serip uyumakta olan maktulün öldürülmesini sanık E.'dan istediği, E.'ın da yerde yatmakta olan maktulün kafasına yastıkla bastırarak arka kısmından bir el ateş ederek öldürdüğü olayda;
a) Maktülden kaynaklanan her biri birbirinden bağımsız ve tevali eden basit haksız hareketlerin sanık S. lehine ağır tahrik oluşturduğu ve hakkında TCK.nun 51/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile hafif tahrik hükümlerinin uygulanması,
b) Sanık S.'ın atılı suçu tasarlayarak işlediğinin delilleri elde edilememiş ise de, bir suretle lazım olur diyerek tabanca alıp gitmeleri, suçun işleniş şekli, kastının yoğunluğu ve suç işleme hususundaki kararlılığı dikkate alındığında TCK.nun 29. maddesi hükümleri gözetilerek cezasının asgari haddin üzerinde tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) 1136 Sayılı Avukatlık Yasasına aykırı olarak hükmedilen vekalet ücretinin müdahil yerine vekiline verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 06.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy