(765 S. K m. 450) (5237 S. K. m. 82)
Takip edilen gayeye ulaşamamaktan duyduğu infial ile ve de öldürmek kastı olmaksızın müessir fiil sonucu Ö.S.nin ölümüne sebebiyet vermekten ve gaspa eksik derecede teşebbüsten sanık S.M., işbu suçlara fer'i fail şekilde katılmaktan sanık M.K.nin yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (İ.) Birinci Çocuk Mahkemesinden verilen 26.02.2004 gün ve 1778/72 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık S .M. ile müdahil taraflarından istenilmiş, sanık duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re' sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Sanık S. hakkında yasak bıçak taşımak suçundan zamanaşımı süresinin sonuna kadar kamu davası açılıp karar verilmesi mümkün görülmüştür.Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların adam öldürmek ve gasp suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde gasp suçunun suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma sebepleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Sevdi müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmada eksik incelemeye, gasp suçunda sübuta, öldürme suçunda suç vasfına, tahrik bulunduğuna vesaireye ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların bakkal dükkanı işletmekte olan maktulün yanına bir kısım mallarını alıp para vermeden kaçmak amacıyla bıçak temin ederek gittikleri, sanıkların birlikte dükkanın içine girdikleri maktulün arkasını dönmesini fırsat bilen sanık S.nin maktulün boynuna bıçak dayadığı, maktulün boynunu kestiği, maktulün Sevdi ile boğuşma ve mücadeleye girdiği, bunu gören sanık Mustafa'nın da maktule bıçakla vurduğu birden çok bıçak darbelerine maruz kalan maktulün boynundaki yara nedeniyle öldüğü olayda,
a- Sanıkların öldürme suçunu gasp amacıyla işledikleri gözetilerek haklarında TCK.nun 450/7.maddesinin tatbiki gerekirken yazılı şekilde TCK.nun 450/8-9.maddelerinin tatbiki suretiyle suça yanlış vasıf verilmesi,
b- Sanık Mustafa'nın başlangıçtan itibaren diğer sanık Sevdi ile birlikte fikir ve irade birliği içinde hareket edip bıçaklı olarak S.nin yanında bakkal dükkanına gitmesi maktulün Sevdi tarafından bıçaklanması ve maktul ile Sevdi arasındaki boğuşma sırasında M. 'nin de maktule bıçakla vurması dikkate alındığında sanık Mustafa'nın TCK.nun 64/1. maddesi delaletiyle TCK.nun 450/7, 55/1,497/1,55/3. maddeleri ile cezalandırılması gerekirken uygulama yeri olmayan TCK.nun 65/3.maddesinin tatbiki suretiyle noksan ceza tayini,
c- Kabul ve uygulamaya göre 4771 Sayılı Kanun uygulandığının hüküm fıkrasında gösterilmemesi,
d- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5218 Sayılı Kanun uyarınca temel cezanın yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmekle, müdahil G. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden kabulü ile hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA) 06.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy