(765 S. K. m. 102/4) (5237 S. K. m. 66)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Zülfikar Çiftçi'nin yapılan yargılaması sonunda:Beraatine dair HATAY Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.10.2002 gün ve 1999/320 Esas, 2002/402 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 17.03.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Sanık hakkında 10.8.1999 günlü iddianame ile, sahte ilaç kupürlerini Bağ-Kur'lu hastaların reçetelerine yapıştırıp bedellerini Bağ-Kur'dan tahsil ederek kamu kurumuna karşı dolandırıcılık suçunun işlendiğinden bahisle dava açıldığı resmi evrakta sahtecilik suçundan açılmış bir dava bulunmadığı, Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 gün, 50/105 ve 1.6.1999 gün, 137/146 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, bir olayın açıklanması sırasında bir başka olaydan söz edilmesi, o olay hakkında da dava açıldığı şeklinde kabul edilemeyeceği cihetle, sahtecilik suçundan verilen beraat kararı hukuki değerden yoksun olup, bu suçtan zamanaşımı içersinde ayrıca dava açılması mümkün görülmüştür.
Sonuç: Yüklenen dolandırıcılık suçunun kanunda gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 1.10.1999 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün istem gibi CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle TCK. nun 102/4. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 14.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy