(466 S. K. m. 2)
Dava: Adam öldürmek suçundan sanık olarak Antalya Birinci Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılanması sonunda, beraatine karar verilen R'nin tutuklu kaldığı günler için 466 Sayılı Yasa uyarınca vaki tazminat isteği üzerine ( KONYA ) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan incelemede; dosyada miktarı yazılı maddi-manevi tazminatın davalı Hazine'den alınarak adı geçen davacıya ödenmesine dair ittihaz olunan 12.06.2003 gün ve 73/191 sayılı kararın YARGITAY'ca incelenmesi davalı Hazine vekili ile davacı vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaatine, takdirine ve dosya münderecaatına göre davacının tutuk kaldığı günler için lehine yazılı miktarda maddi ve manevi tazminata hükmolunmasında bozma sebebi dışında yasaya aykırı bir husus bulunmadığından, davalı Hazine vekilinin dilekçesinde yazılı sair itirazlarının reddine,
Ancak;
a ) Davanın esasını teşkil eden kesinleşmiş beraat kararının tasdikli bir suretinin dosyaya konulmaması,
b ) Tarafsız ve uzman bilirkişi marifetiyle, davacıya verilmesi gereken maddi tazminat miktarının tutuklu kalınan süre için geçerli net asgari ücret dikkate alınarak ve tatil günleri de çıkarılarak hesaplanması gerekirken brüt tutar üzerinden, yazılı şekilde belirlenmesi,
c ) Davcının tutuklu kaldığı süreye, paranın satın alma gücüne göre, hak ve nasafet kurallarına uygun, makul bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle talebin çok altında bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi,
d ) 466 Sayılı Kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasında "uğradıkları her türlü zararın tazminini isteyebilirler" tarzındaki düzenlemenin açık ve kesin hükmü haksız fiil niteliğinde kabul edilen bu tür istemlerin tabi olduğu tazminat hukukunun genel prensipleri ile süregelen hukuksal içtihatlar doğrultusunda, istemin kapsamına faizin de dahil olacağı ve bu bağlamda tutuklamanın nihayete erdiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi,
e ) Davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 550 milyon Lira yerine yazılı şekilde 426.248.176.-TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup davalı Hazine vekili ile davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA 14.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy