(765 S. K. m. 102) (1412 S. K. m. 321)
Dava: Dolandırıcılık suçlarından sanıklar H. G., M. B. ve F. S.'ın yapılan yargılamaları sonunda, beraatlerine dair Alucra Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.05.2002 gün ve 1999/34 Esas, 2002/26 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi üst C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 03.06.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Toplanan delilleri duruşmada edindiği kanaate göre değerlendirip suçun yasal unsurları yönünden vicdani kanıya ulaşamayan ve uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğunu belirleyen mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- Sanıklar H. G. ve M. B.'a yüklenen suçların yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, uyuşmazlığın hukuki nitelik taşıdığı, mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan üst Cumhuriyet Savcısının suçun sabit olduğuna, ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık F. S.'a yönelen temyizin incelenmesine gelince:
Sonuç: Yüklenen suçların kanunda gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu TCK. nun 102/4. maddesinde öngörülen zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 19.4.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, üst C. Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeple CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle TCK. nun 102/4. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 31.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy