(5237 S. K. m. 7, 157) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 305, 306, 307, 308, 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315, 316, 317, 318, 319, 320, 321, 322, 323, 324, 325, 326) (5271 S. K. m. 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Atilla Akgün Çebni'nin yapılan yargılanması sonunda, mahkumiyetine dair Karabük Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.03.2005 tarih ve 2005/8 Esas, 2005/39 Karar s. hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığı'nca 5320 S. Kanunun 8/1. maddesi gereğince iade edilmesinden sonra, mahkemece 11.07.2005 tarih ve 2005/189 muh. S. yazı ile 5237 S. Kanunun sanık lehine hüküm getirmediğinin açıkça anlaşılması sebebiyle temyiz incelemesi yapılması için iade edilmesi üzerine, dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığının bozma isteyen 17.10.2005 günlü tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama gününe kadar aleyhine temyiz yoluna başvurulan kararlar hakkında Yargıtay tarafından yapılacak inceleme usulü, 5320 S. Ceza Muhakemesi Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 8/1. maddesi uyarınca; 322. maddenin 4, 5, 6. fıkraları hariç olmak üzere uygulanması gereken 1412 S. CMUK. nun 305 ila 326. maddelerinde düzenlemiştir. Bu düzenlemenin istisnası olarak 5320 S. Kanunun 8. maddesinin 2. fıkrasında, Bu Yasanın yürürlük gününden önce ilk derece mahkemelerince karar verilmiş olup, temyiz edilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş bulunan dava dosyalarından, lehe yasa hükümlerinin uygulanması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması gerektiği açıkça anlaşılanlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca doğrudan ilgili mahkemesine iade edilebilir. Bu halde, mahkemesince duruşma yapılarak karar verilir hükmü yer almaktadır. Bu hüküm TBMM. Genel Kurulunda kabul edilen bir önerge ile maddeye eklenmiş olup, gerekçesinde; Yeni ceza mevzuatındaki lehe yasa hükümlerinin uygulanması yönünde hükmü veren mahkemece değerlendirme yapılması gerektiği açıkça anlaşılan dava dosyalarının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca doğrudan mahkemesine iade edilebilmesi imkanı getirilerek, gereksiz yere zaman kaybına yol açacak bir uygulamanın önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. denilmiştir. Böylece Özel Dairelerin, lehe kanunun uygulanması için yapacakları bozma kararlarının doğuracağı sonuçlara vakit geçirilmeksizin ulaşılması amaçlanmıştır.
Hükmün düzenleniş amacı da gözetildiğinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade işlemi; temyiz sürecini sonlandıran, yerel mahkeme kararını ortadan kaldıran, mahkemece uyulması zorunlu olan, kendine özgü bir işlemdir. Dosyanın iadesi ile temyiz edilen karar ortadan kalkmakta olup yerel mahkemece duruşma açılıp, CMK. nun 223-230. maddeleri uyarınca ve 5252 s. Kanunun 9/3. maddesi gereğince önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanun belirlenip, ortadan kaldırılan ilk hüküm paralelinde olsa bile yeni bir hüküm kurulması ve bu hükme karşı temyiz davası açılması halinde inceleme için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi, gerekmektedir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade işlemi üzerine yerel mahkeme kararı ortadan kalktığından, 5237 S. Kanun uyarınca temel cezanın tayini ile bireyselleştirilmesine ait hükümler yeniden hükümler yeniden değerlendirilerek, CMK. nun 223-230. maddeleri uyarınca usulünce hüküm kurulması ve bu hükme karşı temyiz davası açılması halinde, inceleme yapılması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesi gerektiğinden, bu aşamada tetkiki gereken bir karar bulunmadığı cihetle 5320 S. Kanununun 8/2. maddesinin son cümlesi uyarınca gereğinin ifası için mahalline gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy