(213 S. K. m. 139) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 102, 104)
Dava: 213 Sayılı Vergi Usul Yasasına muhalefet suçlarından sanıklar Ahmet Dural ve İbrahim Ethem Dural'ın yapılan yargılamaları sonunda, beraatlerine dair Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.07.2004 gün ve 2003/119 Esas 2004/177 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 17.10.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 213 Sayılı Vergi Usul Yasanın 139/2. maddesinde öngörülen istisnalardan birinin varlığı önceden belirlenmeden faaliyetini sürdürdüğü anlaşılan ve şirketi temsil yetkisi bulunmayan sanık İbrahim Ethem Dural'a vergi dairesinde yapılan tebligatın hukuken geçerli bulunmaması karşısında tebliğnamedeki defter ve belgeleri ibraz etmemek suçundan dolayı bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sonuç: 1- Defter ve belge ibraz etmemek suçundan kurulan hükmün temyizinde;
213 Sayılı Vergi Usul Yasasının 139/2. maddesinde yazılı istisnalardan birinin gerçekleşmemesi ve işyerinin faal olması nedeniyle sanıklara yüklenen defter ve belge ibraz etmemek suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı mahkemece dosya kapsamına uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin suçun sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sahte fatura kullanmak suçundan kurulan hükmün temyizine gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 26.1.1998 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 08.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy