(765 S. K. m. 504/3) (5237 S. K. m. 158)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Davut Kılınç'ın yapılan yargılaması sonunda: TCK. nun 504/3, 522, 81/1-3. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay 6 gün ağır hapis ve 22.512.638.173 lira ağır para cezasıyla mahkümiyetine dair ANKARA 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.03.2003 gün ve 2002/200 Esas, 2003/51 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının düzelterek onama isteyen 12.10.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, sanık hakkında tayin olunan cezanın nev'i ve miktarı itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliği ile karar verilerek duruşma usulen icra edildikten Yargıtay C. Savcısının görüşü alındıktan ve sanık vekili sözlü savunmasını yaptıktan sonra incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin 4.1.2001 olarak mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüş, suça konu dövizin suç tarihindeki Merkez Bankası efektif alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek temel ağır para cezasının tayini gerekirken, Vakıfbank Adliye Sarayı Şubesinin denetime olanak vermeyen yetersiz cevabına dayanarak hüküm tesisi yasaya aykırı ise de; Merkez Bankasınca 3.1.2001 ve 4.1.2001 tarihlerinde ilan edilen 1 Amerikan Dolarının efektif alış kurunun mahkemenin kabul ettiği değerden yüksek olması ve sanığa karşı temyiz bulunmaması sebebiyle bozma nedeni yapılmamış, temel ve buna bağlı olarak sonuç ağır para cezasının eksik hükmolunması karşısında tebliğnamedeki düzelterek onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin, sanığın, suçu işlemediğine, eksik soruşturma yapıldığına, 647 Sayılı Yasanın lehe hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.4.2004 gün ve 47/101 sayılı kararında belirtildiği üzere vekalet ücretinin asil yerine vekil lehine hükmolunması,
Sonuç: Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, vekalet ücreti takdirine ilişkin hüküm fıkrasında yer alan "katılan vekiline" ibaresinin çıkartılıp "katılana" ibaresinin eklenmesi suretiyle yasaya uygun bulunan hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy