(765 S. K. m. 40, 59, 80, 504) (5083 S. K. m. 2)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Sabri D.'in yapılan yargılaması sonunda, TCK. nun 504/7, 80, 59/2 ve 40. maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün ağır hapis ve 1.452.683.000 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.05.2004 gün ve 2003/125 Esas, 2004/78 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 10.02.2005 tarihli tebliğname ile daireye gönderilmekle, sanık hakkında tayin olunan cezanın nev'i ve miktarı itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek duruşma usulen icra edilip, Yargıtay C. Savcısının düşüncesi alındıktan ve sanık vekili sözlü savunmasını yaptıktan sonra incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Talimat duruşma tutanağının 1. sayfasındaki katip imzası eksikliği bu oturumda dinlenen tanıkların şikayetçi sıfatıyla yargılama aşamasında mahkemece yeniden dinlenmeleri nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suç vasfının tayininde hataya düşüldüğüne, değerin pek hafif kabulü gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Sanığın, görevi olmadığı halde şikayetçiler Abdulkadir S. ve Bahattin T.'nin trafik muayene harcı olarak vergi dairesine yatırılmak üzere verdikleri parayı ilgili daireye yatırmayarak mal edinmekten ibaret eyleminin, paranın hile ve desise ile temin olunmayıp şikayetçiler tarafından verilmesi nedeniyle şikayete tabi bulunan güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Karayolları Muayene İstasyonunda görevli olan sanığın, vergi dairesine yatırılması gereken muayene harcını araç sahiplerinden alarak karşılığında bir makbuz vermeyip araç ruhsatlarına hayali harç makbuz numaralarını yazdığı olayda, suçun doğrudan doğruya kamu kurum ve kuruluşlarının zararına işlenmeyip kamu kurumlarının gerçek makbuz, mühür ve benzeri maddi varlıklarının kullanılmaması, idarenin muayene harcını tahsil etme yetkisinin bulunması, kandırıcı davranışların doğrudan araç sahiplerine yönelik olup haksız çıkarın bu kişilerden sağlanması nedeniyle Abdulkadir S. ve Bahattin T. dışında kalan mağdurlara karşı gerçekleştirilen fiil sayısınca basit dolandırıcılık suçunun oluştuğu gözetilmeden zincirleme biçimde nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı,
3- Kabule göre de; Hükümden sonra 5335 Sayılı Kanunun 2. maddesiyle 5083 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2. maddesine eklenen ve 1.5.2005 tarihinde yürürlüğe giren fıkra uyarınca ceza tayin edilirken bir yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların dikkate alınmamasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları ile duruşmadaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 26.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy