(5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 223, 230)
Dava ve Karar: Dolandırıcılık suçundan sanık Ali Demir'in yapılan yargılaması sonunda, mahkumiyetine dair Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 06.11.2003 tarih ve 2003/1009 Esas, 2003/1047 Karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtayca tetkiki sanık müdafii tarafından istenilmesi üzerine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5320 S. Kanunun 8/2. maddesi gereğince iade edilmesinden sonra, mahkemece, tarihsiz ve 2003/1009-1047 Esas ve Karar s. yazı ile, dosyanın temyiz incelenmesine esas olmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilmesi üzerine dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 11.10.2005 günlü tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama gününe kadar aleyhine temyiz yoluna başvurulan kararlar hakkında Yargıtay tarafından yapılacak inceleme usulü, 5320 S. Ceza Muhakemesi Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 8/1. maddesi uyarınca; 322. maddenin 4, 5, 6. fıkraları hariç olmak üzere uygulanması gereken 1412 S. CMUK. nun 305 ila 326. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemenin istisnai olarak 5320 S. Kanunun 8. maddesinin 2. fıkrasında, Bu Yasanın yürürlük gününden önce ilk derece mahkemelerince karar verilmiş olup, temyiz edilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş bulunan dava dosyalarından, lehe yasa hükümlerinin uygulanması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması gerektiği açıkça anlaşılanlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca doğrudan ilgili mahkemesine iade edilebilir. Bu halde, mahkemesince duruşma yapılarak karar verilir hükmü yer almaktadır. Bu hüküm TBMM. Genel Kurulunda kabul edilen bir önerge ile maddeye eklenmiş olup, gerekçesinde; Yeni ceza mevzuatındaki lehe yasa hükümlerinin uygulanması yönünde hükmü veren mahkemece değerlendirme yapılması gerektiği açıkça anlaşılan dava dosyalarının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca doğrudan mahkemesine iade edilebilmesi imkanı, getirilerek, gereksiz yere zaman kaybına yol açacak bir uygulamanın önüne geçilmesi amaçlanmaktadır denilmiştir. Böylece Özel Dairelerin, lehe kanunun uygulanması için yapacakları bozma kararlarının doğuracağı sonuçlara vakit geçirilmeksizin ulaşılması amaçlanmıştır.
Hükmün düzenleniş amacı da gözetildiğinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade işlemi; temyiz sürecini sonlandıran, yerel mahkeme kararını ortadan kaldıran, mahkemece uyulması zorunlu olan, kendine özgü bir işlemdir. Dosyanın iadesi ile temyiz edilen karar ortadan kalkmakta olup yerel mahkemece duruşma açılıp, CMK. nun 223-230. maddeleri uyarınca ve 5252 S. Kanunun 9/3. maddesi gereğince önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanun belirlenip, ortadan kaldırılan ilk hüküm paralelinde olsa bile yeni bir hüküm kurulması ve bu hükme karşı temyiz davası açılması halinde inceleme için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade işlemi üzerine yerel mahkeme kararı ortadan kalktığından duruşma açılarak usulünce karar verilmesi ve bu hükme karşı temyiz davası açılması halinde inceleme yapılması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiğinden, bu aşamada incelemesi gereken bir karar bulunmadığı cihetle 5320 S. Kanunun 8/2. maddesinin son cümlesi uyarınca gereğinin ifası için mahalline gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy