(5237 S. K. m. 31, 53, 62, 81) (1412 S. K. m. 322)
Dava: Y. Kudatmış'ı kasten öldürmekten sanık B. Alkanlı, C. Sürget ile E. Sürget'in yapılan yargılanmaları sonunda: sanıklar B. ile C.'nin hükümlülüklerine, E.'in beraatına ilişkin İzmir Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.10.2005 gün ve 263/376 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar B. ile C. müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Sanık B. ile maktul arasında tartışma olduğu sırada sanık C.'nin, sanığı yanma çağırarak, kendisine silah verip, vuralım gitsin böyle olmaz şeklindeki söz ve davranışlarını, araç sağlama ve suça teşvik olarak kabul eden ve buna göre sanık C. hakkında öldürmeye yardım suçundan hüküm kuran mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık B. Alkanlı'nın kasten öldürme, sanık C. Sürget'in öldürmeye yardım suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, sanık Enginin suçu ile ilgili olarak elde edilen delillerin mahkumiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığından beraatına karar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık B. ve müdafiinin eksik incelemeye, sübuta, savunma hakkının kısıtlandığına, delillerin takdirinde hata edildiğine vesaireye, sanık C. müdafiinin vesaireye, müdahil S. vekilinin eksik incelemeye, müdahil C. vekilinin eksik incelemeye, yaşı küçük olan sanık B.'ın suçu üstlendiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
a- Sanık B. hakkında öldürme suçundan tayin olunan temel cezadan tahrik nedeniyle indirim yapıldıktan sonra yaşı nedeniyle yapılan uygulama sonunda verilecek cezanın 5237 sayılı Kanunun 31/3 maddesi uyarınca 8 yıldan fazla olamayacağı ve bu ceza üzerinde takdiri indirim sebebiyle uygulama yapılması gerektiği gözetilmeksizin, sanığa fazla ceza tayini usulsüz ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK nun 322 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının mahsus bölümündeki 5237 sayılı TCK nun 31/3 maddesi ile yapılan uygulama sonucu verilen cezanın 8 yıla ve 5237 sayılı TCK nun 62. maddesi uygulaması sonucu belirlenen sonuç cezanın 6 yıl 8 aya indirilmesine,
b- 5237 sayılı TÇK' nun 53. maddesi uyarınca belli haklan kullanmaktan yoksun bırakılan sanık C. hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun hüküm fıkrasının mahsus bölümüne eklenmesine karar verilmek suretiyle CMUK' nun 322. maddesi gereğince DÜZELTİLEN,
Sonuç: Sanıklar B. ve C. haklarındaki hükümler ile sanık E. hakkında kurulan beraata ilişkin hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA 18.07.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy