(5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 305, 322, 326) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230)
Dava: Güveni kötüye kullanmak suçundan sanık Taner Gezgin'in yapılan yargılaması sonunda, mahkumiyetine dair İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.05.2005 tarih ve 2003/567 Esas, 2005/354 Karar s. hükmün sanık tarafından süresi içerisinde temyizi üzerine, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığınca 5320 s. Kanunun 8/2. maddesi gereğince iade edilmesinden sonra, mahkemece duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde verilen 29.11.2005 tarih ve aynı s. ek kararla dosyanın iade edilmesi üzerine temyiz incelemesi yapılmak üzere C.Başsavcılığının bozma isteyen 19.01.2006 günlü tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama gününe kadar aleyhine temyiz yoluna başvurulan kararlar hakkında Yargıtay tarafından yapılacak inceleme usulü, 5320 S. Ceza Muhakemesi Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 8/1. maddesi uyarınca; 322. maddenin 4, 5, 6, fıkraları hariç olmak üzere uygulanması gereken 1412 S. CMUK. nun 305 ila 326. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemenin istisnası olarak 5320 S. Kanunun 8. maddesinin 2. fıkrasında, Bu Yasanın yürürlük gününden önce ilk derece mahkemelerince karar verilmiş olup, temyiz edilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş bulunan dava dosyalarından, lehe yasa hükümlerinin uygulanması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması gerektiği açıkça anlaşılanlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca doğrudan ilgili mahkemesine iade edilebilir. Bu halde, mahkemesince duruşma yapılarak karar verilir hükmü yer almaktadır. Bu hüküm TBMM. Genel Kurulunda kabul edilen bir önerge ile maddeye eklenmiş olup gerekçesinde; Yeni ceza mevzuatındaki lehe yasa hükümlerinin uygulanması yönünde hükmü veren mahkemece değerlendirme yapılması gerektiği açıkça anlaşılan dava dosyalarının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca doğrudan mahkemesine iade edilebilmesi imkanı getirilerek, gereksiz yere zaman kaybına yol açacak bir uygulamanın önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. denilmiştir. Böylece Özel Dairelerin, lehe kanunun uygulanması için yapacakları bozma kararlarının doğuracağı sonuçlara vakit geçirilmeksizin ulaşılması amaçlanmıştır.
Hükmün düzenleniş amacı da gözetildiğinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade işlemi; temyiz sürecini sonlandıran, yerel mahkeme kararını ortadan kaldıran, mahkemece uyulması zorunlu olan, kendine özgü bir işlemdir. Dosyanın iadesi ile temyiz edilen karar ortadan kalkmakta olup yerel mahkemece duruşma açılıp, CMK. nun 223-230. maddeleri uyarınca ve 5252 s. kanunun 9/3. maddesi gereğince önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanun belirlenip, ortadan kaldırılan ilk hüküm paralelinde olsa bile yeni bir hüküm kurulması ve bu hükme karşı temyiz davası açılması halinde inceleme için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade işlemi üzerine yerel mahkeme kararı ortadan kalktığından 5237 S. Kanun uyarınca temel cezanın tayini ile bireyselleştirilmesine ait hükümler yeniden değerlendirilerek CMK. nun 223-230. maddeleri uyarınca usulünce hüküm kurulması ve bu hükme karşı temyiz davası açılması halinde inceleme yapılması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiğinden, bu aşamada tetkiki gereken bir karar bulunmadığı cihetle 5320 S. Kanunun 8/2 maddesinin son cümlesi uyarınca gereğinin ifası için mahalline gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy