(5237 S. K. m. 52, 157) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık A.A.Dnin yapılan yargılaması sonunda: 5237 Sayılı TCK. nun 157/1, 52. maddeleri uyarınca mahkumiyetine dair Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 21.07.2005 gün ve 2004/205 Esas, 2005/812 Karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 12.07.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Müteahhitlik ve taşeronluk yapan sanığın, katılana ait otomobil ile tapuda bir başkası adına kayıtlı olan arsa üzerine yaptığı binadan 7 nolu daireyi, 08.12.2003 harici satış sözleşmesiyle satış vaadinde bulunduğu, tapu kaydı üzerine 5.Asliye Hukuk Mahkemesindeki bir dava nedeniyle şerh konulması nedeniyle sanık tarafından söz verilen tarihte tapu devir işleminin gerçekleştirilemediği ve takas sırasında alınan otomobil ile para ve diğer maddi değerlerin iade edilmemesi ve sanığın aynı daireyi birden fazla kişiye satmak suretiyle haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmasına rağmen; tapuya şerh işleminin katılan ile yapılan harici satış sözleşmesinden sonra 17.12.2003 tarihinde yapılmış olması, aynı dairenin üçüncü şahıslara da satıldığına ilişkin beyan dışında yazılı delil bulunmaması, ayrıca dava konusu daireyi katılanın da, satışın ertesi günü tanık Ş.Öye yine haricen satmış olması karşısında, sanığın inşa halindeki daireyi katılana satarken onu hangi hileli davranışlarla kandırdığının gerekçesi gösterilmeden ve tapu kaydının aleni olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığının hukuki nitelikte olduğu da gözetilmeden, sanığın sahibi olmadığı ve üzerinde satılamaz şerhi bulunan daireye karşılık katılanın arabası ile para ve çekini almak suretiyle haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin kabulüyle yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3 maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK. ile sonradan yürürlüğe giren 5237 Sayılı T.C.K.nun dolandırıcılık suçu ile ilgili tüm hükümleri uygulanıp, cezaların kişiselleştirilmesinden sonra sonuç cezalar birbirleriyle karşılaştırılarak lehe yasanın tespiti gerekirken, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeyip, denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY. nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy