(5237 S. K. m. 37, 39, 43, 58, 245) (5271 S. K. m. 232) (5320 S. K. m. 8)
Dava: Sahte ve Kopyalanmış Kredi Kartı İle Dolandırıcılık suçlarından sanıklar F. P., S. A., C. K. ve B. A.un yapılan yargılamaları sonunda mahkumiyetlerine dair SALİHLİ Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.02.2006 gün ve 2006/11 Esas, 2006/110 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteye 11.07.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine göre oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğin sanıklar müdafiinin suçların sabit olmadığına, teselsül hükmünün uygulanması gerektiği ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Karar: 1) Oluşa uygun kabule göre, fikir ve eylem birliği içersinde bulunan sanıkların sahte olarak oluşturulmuş kredi kartlarını yanlarına alarak, sanık C
K
tarafından kiralanmak suretiyle temin edilen otomobil ile Salihli ilçesine geldikleri, saat 20.00 sularında mağdur S. UY.nun işyerine sanıklar S
A
ile F
P
girerek 1220 YTL değerinde iki adet cep telefonu ile 4 adet 250lik kontör satın aldıkları, cep telefonu bedelini sanık S
A.. adına, kontörlerin bedelini ise F
P
adına oluşturulmuş sahte kredi kartları ile ödedikleri, buradan çıkan sanıkların kendilerini bekleyen diğer sanıklarla buluşup a1dıklarını bıraktıktan sonra saat 20.40da mağdur O. Y.in işyerine giderek 360 YTL değerindeki 3 adet cep telefonunu aldıkları ve ödemenin sanık S. adına oluşturulmuş sahte kredi kartı ile yapıldığı, tekrar diğer sanıklarla buluşup aldıkları cep telefonlarını bıraktıktan sonra bu defa sanıklar S
A..., F... P... ve B... A
un saat 21.10da mağdur M. İ.nun işyerine gelip toplam 1870 YTL değerinde 3 adet cep telefonunu aldıkları ve ödemeyi sanık B. adına oluşturulmuş sahte kredi kartı ile yaptıktan sonra Salihli ilçesinden ayrıldıkları, mağdur M. İ. kredi kartı slibinde yurt dışı ibaresini görmesi üzerine yaptığı araştırma sonundu sahte olduğunun anlaşıldığı ve şikayet üzerine sanıkların aynı akşam saat 22.30 ilçesinde sanık C
K
in sevk ve idaresindeki otomobil içersinde yakalandıkları, otomobilde yapılan aramada cep telefonlarının ele geçtiği, böylece olayın başlangıcından beri fikir ve eylem birliği içersinde olan sanıklar S
A
, F
.P
ve B
A
ın adlarına oluşturulmuş kartlarının kullanılması suretiyle haksız menfaat temini sırasında birbirlerinin yanında bulunmak suretiyle birbirlerinin fiillerine iştirak ederek 5237 Sayılı TCK.nun 245/3 maddesinde düzenlenen kredi kartının kötüye kullanılması suçunu işledikleri, bu suç yapılan alışveriş sayısınca değil haksız olarak kullanılan kart sayısınca oluştuğu ve sanık S..A.. adına oluşturulan kartın 2 kez kullanılmış olması nedeniyle suçun teselsül ettiği, sanık C
K
un ise diğer sanıkların suçlarına aynı kanunun 39/2-c maddesi anlamında iştirak ettiği gözetilerek, sanıklar S
A
, F
P
ve B
A
ın 5237 Sayılı TCK.nun 37/1 maddesi, sanık C
K
in ise 39/2-c madde aracılığıyla 245/3. maddesiyle iki kez 245/3 ve 43. maddeleriyle de bir kez mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanıklar B
. A
. ve S
. A
ın adli sicil kaydında hükümlülüklerine ilişkin karar örnekleri getirtilerek, haklarında 5237 Sayılı TCK.nun 58 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının araştırılmaması,
3) 5271 Sayılı CMK. nun 232/2-e maddesi gereğince hükmün gerekçesinde suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1 Sayılı CMUY. nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 30.10.2006 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy