(765 S. K. m. 51, 59, 81, 448) (6136 S. K. m. 13) (5237 S. K. m. 7, 29, 58, 62, 81) (5271 S. K. m. 309)
Dava: Kasten adam öldürmek ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırı davranmak suçlarından sanık
, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 448, 51/1, 59/2, 81/1, 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 765 sayılı Kanun'un 59/2, 81/1. maddeleri gereğince 16 yıl 6 ay ağır hapis, 11 ay hapis ve 256.666 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.1995 tarihli ve 1995/58-113 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda sanığın anılan Kanun'un 81, 29, 62/1, 6136 sayılı Kanunun 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis, 10 ay hapis ve 6 Yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükümlünün suç tarihinden önce infaz edilmiş kasıtlı suçtan dolayı mahkumiyeti bulunduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 58/7. maddesi gereğince hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair aynı Mahkemenin 25.11.2005 tarihli ve 1995/58-113 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.12.2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. 3. fıkrasında ise Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhâl uygulanır şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık hakkında Menemen Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.1991 tarihli ve 1991/72-104 sayılı mahkûmiyet hükmü sebebiyle ve tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle; suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden söz edilerek, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 10.07.2006 tarih ve 031762 sayılı istemlerine dayanılarak anılan kararın, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.07.2006 tarih ve 172376 sayılı tebliğnamesine bağlı dosyası Dairemize gönderilmekle okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
I) Olay: Hükümlü
. hakkındaki dosya kapsamından:
Hükümlünün, 06.03.1995 tarihinde işlediği suçtan 765 sayılı TCK'nun 448, 51/1, 59/2, 81/1 ve 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 765 sayılı Kanunun 59/2, 81/1. maddeleri gereğince 16 yıl 6 ay ağır hapis, 11 ay hapis ve 256.666 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 06/12/1995 tarihli ve 1995/58-113 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması istemi üzerine, duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2005 tarih ve 1995/58-113 sayılı ek kararıyla, 5237 sayılı TCK'nun 81, 29, 62/1. 6136 sayılı Yasanın 13/1, 5237 sayılı TCK'nun 62/1. maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis, 10 ay hapis ve 6 Yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suç tarihinden önce infaz edilmiş kasıtlı suçtan dolayı mahkumiyeti bulunduğundan 5237 sayılı TCK'nun 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
II) Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı:
Kanun yararına bozma isteminin kapsamı, hükümlünün tekerrüre esas olabilecek eski mahkûmiyet hükmünün suç tarihinde yürürlükte olmayan ve infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinin yerinde olmadığına ilişkindir.
III) Hukuksal değerlendirme:
Dairemizce de benimsenen, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Kararında ayrıntılı açıklandığı gibi, suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK. nun 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
IV) Sonuç:
Bu nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden, Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2005 tarih ve 1995/58-113 sayılı ek kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA;
Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 309/4-d maddesi gereğince, hüküm fıkrasının (B-1/d) bölümünde yer alan, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ibaresi saklı kalmak üzere, hükümlünün suç tarihinden önce infaz edilmiş kasıtlı suçtan dolayı mahkumiyeti bulunduğu anlaşıldığından 5237 sayılı TCK. nu hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin çıkartılmasına diğer hususların aynen bırakılmasına;
Diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 05.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy