(5237 S. K. m. 212) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Dolandırıcılık suçundan hükümlünün yapılan yargılaması sonunda, mahkumiyetine dair Düzce Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.4.1998 gün, 1998/18 Esas, 1998/35 Karar sayılı kesinleşmiş hükmün, 5237 sayılı Yasanın 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe girmesini müteakip yeniden değerlendirilmesi sonucu aynı mahkemece duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde verilen 21.10.2005 gün ve 2005/330 Esas, 2005/218 Karar sayılı ek kararın süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 20.10.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü;
Karar: 5237 sayılı TCK. nun 212. maddesi karşısında, dolandırıcılık ve özel evrakta sahtecilik suçlarından alt sınırdan uygulama yapılması halinde dahi, hükümlü aleyhine sonuç doğacağı açıkça anlaşılmakla, 5252 Sayılı Yasanın 9/1. maddesine uygun olarak dosya üzerinde karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sonuç: 5237 sayılı Yasanın lehe düzenleme getirmediği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış bulunduğundan, hükümlü müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan ek kararın ONANMASINA, 11.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy