(1412 S. K. m. 223) (5271 S. K. m. 193)
Dolandırıcılık suçundan sanık A'nın yapılan yargılaması sonunda; beraatına dair M. 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 07.07.2005 gün ve 2004/521 Esas, 2005/315 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından islenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığı'nın bozma isteyen 26.12.2005 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.09.1992 gün ve 225-236,02.10.2001 gün ve 212-97 sayılı kararları ile uyum gösteren genel kurul ve daire kararlarında açıklandığı üzere, mahkemeye gelmemiş olan sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve 1412 sayılı CMUK'nun 223/son madde ve fıkrasına paralel bir hüküm içeren 5271 sayılı CMK'nun 193/2. maddesinin, ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağı ve derhal beraat kararı verilebilecek hallerle sınırlı olarak uygulanabileceği, iddianamede tarif edildiği şekli ile fiilin suç teşkil etmemesi ve fiilin suç olmaktan çıkarılması halleri dışında dosyadaki deliller takdir edilerek beraat kararı verilebilmesi için mutlaka sanığın sorgusunun yapılmasının gerektiği gözetilmeden sanığın sorgusu yapılmadan toplanan deliller takdir edilerek beraatına hükmolunması,
Yasaya aykırı, katılan vekilin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplen dolayı, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy