(5237 S. K. m. 53, 81)
Dava: Kardeşi Ramazan Leygara'yı öldürmeye tam derecede teşebbüsten sanık Şaban Leygaranın yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin Diyarbakır İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.04.2006 gün ve 365/154 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi C. Savcısı ile sanık müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanığın, 20.04.06 tarihli dilekçe ile temyiz talebinden feragat etmekle, Cumhuriyet Savcısının temyiz istemine hasren yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
a) Kardeş olan sanık ile mağdur arasında, sahip oldukları fabrika hissesi nedeniyle ihtilaf olduğu, asliye ceza mahkemesinde derdest olduğu anlaşılan davaya göre sanığın 18.07.2004 tarihinde aynı nedene dayalı olarak mağduru silahla yaraladığı, olay günü fabrikaya gelen sanığın, fabrikada çalışan tanık Murata mağdurun nerede olduğunu sorduğu, küfürler ederek mağduru öldüreceğini söylediği, fabrikadan aldığı minibüs ile ayrıldığı, tanık Muratın, mağduru telefonla arayarak sanığın fabrikaya geldiğini söyleyerek aralarındaki husumeti de bildiğinden fabrikaya gelmemesini istediği, mağdurun arabası ile geri dönerken sanıkla karşılaştığı, arabasından inen sanığın yakın mesafeden, hedef gözeterek mağdura iki el ateş ettiği, bir merminin sanığın arabasının şoför mahalli kapısına isabet ettiği, ikinci merminin ise mağdurun boynunun ön kısmına isabet ederek yandan çıktığı, sanığın bu şekilde kasten insan öldürme suçunun icra harekelerini tamamladığı anlaşılmakla, kasten kardeşini öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerekirken yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi,
b) 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunda seçenek yaptırımlarının uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
c) 5237 sayılı TCK. nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın 53/3 fıkrası uyarınca şartla tahliye tarihine kadar geçerli olduğunun hüküm fıkrasında belirtilmemesi,
d) Kabule göre de;
Uygulanan kasten yaralama suçuna ilişkin ek savunma hakkı tanınmaması,
Kasten yaralama suçundan artırım yapılırken uygulama yeri olmayan 86/3-b bendine hükümde yer verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 08.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy