(5237 S. K. m. 7, 43, 61 66, 204) (5252 S. K. m. 9)
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık İbrahim'in yapılan yargılaması sonunda; mahkumiyetine dair Tarsus Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.11.2006 gün ve 2000/143 Esas, 2006/346 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma ve onama isteyen 01.03.2007 tarihli tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
1- Sanık müdafiinin 1997/211 Esas sayılı dava nedeniyle verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun, hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesindeki cezasının miktarına göre tabi olduğu, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, kesici son işlem olan 20.01.1998 tarihinden sorgusunun yapıldığı 30.06.2006 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilerek, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık müdafiinin 2000/143 Esas sayılı dava ile bu davanın birleştirilmesine karar verilen 2001/99 Esas sayılı dava nedeniyle verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizine gelince:
Değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi veya aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi hallerinde 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanabileceği, somut olayda; bankadan kredi almak için aynı anda değişik iki kişi adına gerçeğe aykırı senet düzenleyip aynı hukuki ilişkide kullanması nedeniyle zincirleme suçun gerçekleşmediği, senet sayısının TCY'nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiği ve buna göre lehe yasanın tespiti gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak 765 sayılı Yasa'nın lehe olduğunun kabulü,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy