(1412 S. K. m. 318) (5237 S. K. m. 29, 37, 53, 58, 62, 81)
Dava: Sebahattin Bayram D.'ı kasten öldürmekten sanık Hüseyin M. ile Gökhan M.'nun yapılan yargılanmaları sonunda, Hüseyin'in hükümlülüğüne, Gökhan'ın beraatına ilişkin Bursa Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.05.2006 gün ve 315/239 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık Hüseyin müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi hakkında da kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Katılanların yasal olarak yetkileri bulunmadığından, vekillerinin duruşmalı inceleme isteklerinin CMUKnun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanması mümkün noksanlık olarak değerlendirilmiştir.
3- a- Sanığın nüfus kayıt örneği dosyada bulunduğundan, nüfus kaydı getirtilmeden hüküm kurulduğu,
b- 5237 sayılı TCKnun 53/1 maddesinde öngörülen hak yoksunlukları hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup infazda re'sen de nazara alınabileceğinden, 53/1-c maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının şarla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun kararda gösterilmediği,
Gerekçeleriyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
4- Toplanan deliller karar yerinde nicelenip, sanık Hüseyin'in suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suç vasfına, tahrikte üst şuurdan ceza tayin edilmesi gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
A) Sanık Gökhan'ın beraatına dair hükmün incelenmesinde;
Oluşa, tanık beyanlarına ve tüm dosya içeriğine göre; Olay günü akşam saatlerinde sanıklar Hüseyin ve Gökhan'ın birlikte içkili restauranta gittikleri ve maktul ile tanık Mehmet D.'in masasına oturdukları, sanık Gökhan'ın maktul ve arkadaşına ne o ikinizde de aynı gömlekler, ne iş sözüne kızan maktulün, sanıklara bağırdığı ve sanık Gökhan'ı dışarı çağırdığı, araya giren müşterilerin tarafları ayırmaları üzerine maktul ve sanık Gökhan'ın tekrar restauranta girdikleri, bir süre sonra maktulün bu kez sanık Hüseyin'i dışarı çağırdığı ve Hüseyin'e sinkaflı küfürler etmesiyle aralarında tartışma çıktığı, maktulün yumruk vurması üzerine yere düşen sanık Hüseyin'in maktule bıçakla birkaç kez vurduğu, maktul aracına doğru giderken sanık Hüseyin'den bıçağı alan sanık Gökhan'ın, maktulün yanına giderek bıçakla maktule vurarak yaraladığı akabinde sanıkların birlikte olay yerinden uzaklaştıkları, maktulun ikisi ayrı ayrı öldürücü olmak üzere altı yerinden isabetle brakial arter ve ven yaralanması sonucu hayatını kaybettiği, sanık Gökhan'ın olay esnasında giydiği kanlı pantolon ve gömleğini çöp kutusuna attığı, sanık Gökhan'ın işyerindeki havlu ile çöp kutusuna attığı giysileri üzerindeki kan lekelerine ait genotip özelliklerin maktulün genotip özellikleri ile uygunluk gösterdiğinin tespit edildiği olayda; sanık Gökhan'ın da diğer sanık Hüseyin ile birlikte maktulün öldürülmesi olayına doğrudan katıldıkları anlaşıldığı halde, öldürme suçundan 5237 sayılı TCK. nun 37/1. maddesi aracılığı ile 81, 29, 62, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatına karar verilmesi,
B) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK. nun 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması bakımından, sanıkların adli sicil kaydı getirtilmeden yazılı şekilde eksik soruşturma ile karar verilmesi,
C) Kabule göre de;
5237 sayılı TCK. nun 53/1-c maddesinde sayılan haklarla ilgili kısıtlılık süresinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla tahliyesine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık Hüseyin'in mahkumiyetine ve sanık Gökhan'ın beraatına dair hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, sanık Hüseyin hakkında hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süreye göre, sanık müdafîinin tahliye isteminin reddine 20.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy