(5237 S. K. m. 157) (765 S. K. m. 522) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 150)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık N. K.nin yapılan yargılaması sonunda: Mahkumiyetine dair Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.07.2005 gün ve 2002/768 Esas, 2005/712 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığının bozma isteyen 24.06.2007 tarihli tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Sanığın; toprak sahiplerinden 21.06.2000 tarihli kat karşılığı satış vaadi sözleşmesi gereğince kendi hissesine düşen dairelerden 13 nolu bağımsız bölümü 16.10.2001 tarihinde katılanlara satıp karşılığında parasını aldığı ve bu daireyi katılanlardan başka birden fazla kişiye sattığının iddia edildiği ve bu konuda katılanlar tarafından Antalya 4. Asliye Hukuk mahkemesinde açılan tazminat davasında bu hususun kabul edilerek bedelin davacılara ödenmesine karar verildiği anlaşılmakla, sanığın kastının belirlenmesi bakımından katılanlar dışında satış yapılan kişilerin ve satış tarihlerinin tespiti, bu kişiler tarafından sanık aleyhine açılmış davalar olup olmadığı da araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken kastın ne şekilde oluştuğu karar yerinde gösterilmeden eksik soruşturmaya dayanarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre;
a) 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Yasanın tüm hükümleri ayrı ayrı olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasa 5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek denetime olanak vermeyecek şekilde soyut ifadeler kullanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) 5237 Sayılı TCK. nun 157/1. maddesinde öngörülen suçun üst sınırının 5 yıldan az olmayan hapis cezasını gerektirmesi karşısında; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 Sayılı CMK. nun 150/3. maddesine aykırı olarak sanığa zorunlu müdafii atanmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
c) Suça konu haksız miktar itibariyle sanık hakkında 765 sayılı yasanın 522. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 08.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy