(5271 S. K. m. 238, 260) (765 S. K. m. 102, 266, 283, 286, 289) (647 S. K. m. 4, 5, 6) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 317, 321, 322) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Dolandırıcılık ve suç uydurma suçlarından sanıklar Taner ve Servet ile yalan tanıklık yapmak suçundan sanık Tayfun'un yapılan yargılamaları sonunda; 765 sayılı TCK'nun 283/1, 647 Sayılı Yasanın 4 ve 5. maddeleri gereğince sanıklar Taner ve Servet'in 720'şer Yeni Türk Lirası adli para, aynı yasanın 286/1, 266/3, 289/2, 647 Sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri gereğince sanık Tayfun'un 88 Yeni Türk Lirası adli para cezalan ile mahkûmiyetlerine, dolandırıcılık suçundan beraatlerine dair Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 14.02.2006 gün ve 2001/305 Esas, 2006/40 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi şikayetçi-sanıklar Taner ve Servet vekili/müdafii ile katılan İbrahim vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 08.07.2007 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: I- Sanık Tayfun hakkında yalan tanıklık yapmak suçundan açılan kamu davasına, usulüne uygun şekilde katılma isteminde bulunup bu sıfatı kazanmayan şikayetçi sanık Servet'in temyize yetkisi bulunmadığından, vekilinin adı geçen sanık hakkında kurulan hükme yönelik vaki temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Katılan İbrahim vekilinin, sanıklar Taner ve Servet hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, sanıkların sorgularının yapıldığı 25.10.2001 ve 27.12.2001 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan İbrahim vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen anılı suçtan kurulan hükümlerin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen asli dava zamanaşımları nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesi uyarınca Ortadan Kaldırılmasına,
III- Sanıklar Taner ve Servet müdafii ile katılan İbrahim vekilinin, sanıklar Taner ve Servet hakkında suç uydurma suçundan şikayetçi Taner vekilinin sanık Tayfun hakkında yalan tanıklık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince:
1- Sanık Tayfun'a yüklenen yalan tanıklık yapmak suçundan doğrudan doğruya zarar gören şikayetçi-sanık Taner adına vekilinin dosya içinde bulunan adı geçen sanığın cezalandırılması talebine ilişkin bulunan 27.10.2004 tarihli dilekçesinin davayı takip arzusunu göstermesi bakımından bu sanık yönünden kamu davasına katılma istemini içerdiği ve talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra, 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi gereğince sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Taner ve Servet müdafii ile katılan İbrahim ve şikayetçi Taner vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy