(5237 S. K. m. 53, 58, 206, 269) (1412 S. K. m. 321, 322) (5320 S. K. m. 8)
Dava: Resmi evrakta sahtecilik ve iftira suçlarından sanık E. Ö.'in yapılan yargılaması sonunda: 5237 sayılı TCK. hükümleri uyarınca mahkumiyetine dair Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 6.3.2007 gün ve 2007/22 Esas, 2007/161 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama-bozma isteyen 2.11.2007 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I-) Resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceği düşünülmeden yazılı şekilde hapis cezalarının infazı süresince anılan maddedeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi, yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu husus 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında yer alan TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine sanığın 53. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklarından koşullu salıverilme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-) İftira suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince;
1-) Şüphe üzerine durdurulan sanığın aracında yapılan aramada ruhsatsız silah bulunması üzerine kendisini S. Ö. olarak tanıtıp adı geçen adına düzenlenmiş kimlik belgesini ibraz ederek aynı kişi adına düzenlenmiş kendi fotoğrafı yapıştırılmış nüfus cüzdanı talep belgesini kullanmak suretiyle iftira suçunu işlediğinin iddia olunmasına, sanığın 26.12.2006 günlü sulh ceza mahkemesinde alınan sorgusunda ve hazırlık aşamasındaki ifadesinde: Başka suçlardan arandığı için amcasının oğlu S.'ın kimliğini kendisinden isteyerek kullandığını, S.'ın daha önce muhtarlıktan aldığı nüfus cüzdanı talep belgesindeki fotoğrafını söküp kendi fotoğrafını yapıştırarak S.'ın muhtara götürüp mühür basılmasının unutulduğunu beyan edip onaylattığını savunmasına, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün resmi internet sitesinden alınan kayıttan suçta kullanılan nüfus cüzdanındaki bilgilere göre
T.C. kimlik nolu S. Ö. isimli gerçek kişinin bulunduğunun anlaşılmasına göre, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve sanığın hukuki durumunun tayini bakımından; sanığın savunması da nazara alınarak kimlik bilgileri kullanılan S. Ö. dinlenip kendisine ait hüviyet cüzdanı ve nüfus cüzdanı talep belgesinin ne şekilde sanığın eline geçtiği ve kullanılmasından bilgisi bulunup bulunmadığı araştırılıp, gerektiğinde bu kişiye ait onaylı nüfus kayıtları da getirtilerek, bilgi ve onayının bulunması halinde iftira suçunun unsurlarının oluşmayacağı, sanığın fiiline uyan 5237 sayılı TCK.nun 206. maddesi gereğince memura yalan beyanda bulunmak suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde iftira suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2-) Kabule göre de;
a-) Soruşturma aşamasında gerçek kimliğini açıklayan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 269. maddesinin uygulanma koşullarının karar yerinde tartışılmaması,
b-) 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceği düşünülmeden yazılı şekilde hapis cezalarının infazı süresince anılan maddedeki tüm hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy