(1412 S. K. m. 305, 317) (5237 S. K. m. 61, 86, 87)
Dava: Hacı Ömer M.'nu kasten öldürmeye teşebbüsten, Yusuf Ziya ile Ramazan'ı yaralamaktan sanık Murat 'ın yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin Sivas İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30/01/2007 gün ve 100/5 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1) Sanık hakkında mağdurlar Yusuf Ziya ve Ramazan'ı Olası Kasıtla Yaralama suçundan verilen para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri, 21.7.2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK'nun 305/1 maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin bu suçların vasfına yönelik olmayan temyiz isteminin CMUK'nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2) Mağdur-şikayetçi Hacı Ömer'i Silahla Kasten Yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin haksız tahrikte sanık lehine azami oranda indirim yapılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa, dosya içeriğine ve tanık anlatımlarına göre; olay tarihinden önce aynı işyerinde çalışan ve zaman zaman basit nedenlerle tartışan mağdur Hacı Ömer ile sanığın, olay günü kullandıkları kamyonlarla Toprak Mahsulleri Ofisine gelerek sıra bekledikleri sırada, mağdurun Kangallı şoförler sıramızı alıyor, ben de bundan sonra onlara sıra vermeyeceğim, bende onların sıralarına geçeceğim, eğer kavga etmek istiyor iseler kavga edeceğim, hakkımızı yiyorlar demesi üzerine, sanığın burası kan kokuyor, burada pislik çıkacak diyerek oradan uzaklaştığı, mağdurun ise yaklaşık 5 dakika sonra sanığın arkasından giderek sanıkla tartışmaya başladığı ve sanığa yönelik sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, orada bulunan tanıkların araya girerek tarafları sakinleştirmeleri üzerine kamyonuna binerek oradan uzaklaşan sanığın, kısa bir süre sonra tekrar olay yerine kamyonuyla gelerek önce kornaya bastığı ve daha sonra aracını durdurarak ve mağduru hedef alarak, kamyonunun basamağından yaklaşık 16 metre mesafeden av tüfeği ile üç el ateş etmek suretiyle mağdurda sırt, omuz, lomber ve thorakal bölgelerde ve her iki alt eksremitede çok sayıda saçma yarası sonucu sol akciğerde % 60'lık, sağ akciğerde % 20'lik pnömotoraks hattı oluşmasına ve mağdurun yaşamsal tehlike geçirmesine neden olduğu, sanığın yaptığı bu atışlar sırasında mağdurun yakınında bulunan mağdurlar Yusuf Ziya ve Ramazan'ın da isabet alarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandıkları, tanıklar Aziz ve Mehmet ile orada bulunan diğer kişilerin müdahaleleri sonucu sanığın yeniden ateş etmesinin engellendiği olayda;
a- Hedef alınan vücut bölgesi, kullanılan aletin özelliği, atış sayısı, yaraların sayısı ve niteliği, engel durumun varlığı hususları dikkate alındığında, sanığın mağdur Hacı Ömer'e yönelik ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, Öldürmeye Teşebbüs yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek Kasten Yaralama suçundan yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
b- Kabule göre de;
aa- Sanığın burası kan kokuyor, burada pislik çıkacak. şeklindeki sözleri nedeniyle her ne kadar ilk haksız hareket kendisinden gelmiş ise de, daha sonra mağdurun sanığın yanına giderek ona yönelik sinkaflı sözlerle hakaret etmesi karşısında, sanığın maruz kaldığı tepkinin, kendi gerçekleştirdiği eylemle karşılaştırıldığında aşırı bir hal aldığı ve dolayısıyla tepkide açık bir oransızlık bulunduğu anlaşıldığından, daha ağır sonuçlar oluşturabilecek davranışlar dikkate alındığında haksız tahrik nedeniyle sanığın cezasından makul oranda indirim yapılması yerine, hak ve nesafet kurallarına aykırı olacak ve adalet ölçüsünü zedeleyecek şekilde ½ oranında indirim yapılarak eksik ceza tayini,
bb- Yargıtay denetimine olanak vermesi bakımından, 5237 sayılı TCK. nun 61/1 maddesinde belirtilen hususlar dikkate alınarak sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK. nun 86/1 maddesi uyarınca temel cezanın tayini, artırım ve indirimlerin bu ceza üzerinden yapılması ve sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, 86/1 ve 86/3-e maddesi yollamasıyla aynı yasanın 87/1-d, son maddesine göre doğrudan 5 yıl hapis cezasına hükmolunması,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları üzerine incelenen hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, CMUK. nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 17.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy