(5237 S. K. m. 29, 35, 53, 62, 81) (765 S. K. m. 51, 59, 62, 448) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Adam öldürmeye tam derecede teşebbüs suçundan sanık Mehmet N. hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK. nun 81, 35, 29, 62, 53. maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.02.2006 gün ve 26/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Cezaevinde bulunmayan hükümlü ve taraflara bozmadan sonra CMUK. nun 326. maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edildiği halde duruşmaya gelmedikleri anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Hükümlü Mehmet N. hakkında 765 Sayılı TCK. nun 448, 62, 51/2, 59/2. maddeleri gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince Onanmak suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu kurulan hükümde bozma nedeni dışında kanuna aykırı cihet görülmediğinden, müdahil vekilinin tahrik uygulaması ve bozmadan önceki uyarlama ile sonraki uyarlama arasındaki ceza farklılığının hatalı olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 14.05.2003 tarihli raporda, mağdurda, bir adet ensede, bir adet boyun solda, bir adet saçlı deride ve üç adet göğüs arka duvarında olmak üzere toplam 6 adet kesici delici alet yarası bulunduğu, boyun soldaki lezyonun arter kesisine, göğüs arka duvardakilerin hemotoraks ve pönömotoraksa neden olduğu, boyun soldaki ve göğüs arka yüzdeki yaraların hayati tehlike yarattıkları anlaşılmakla, mağdurda meydana getirilen zararın ağırlığı nazara alınarak, 5237 Sayılı TCK. nun 35. maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında üst sınıra yaklaşılarak ceza tayini gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, müdahil vekilinin temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi farklı gerekçe ile BOZULMASINA 18.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy