(5237 S. K. m. 37, 81, 86) (5271 S. K. m. 234, 237, 238)
Dava ve Karar: E. K'i kasten öldürmekten sanıklar M.O. ile A.Ç., işbu suça yardımdan sanık M. Y.'ın yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin Bakırköy Onbeşinci Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 20.02.2008 gün ve 38/24 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi C.Savcısı ile sanıklar müdafii tarafların istenilmiş, sanıklar M. ile A. müdafii duruma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle,sanıklar M. ile A. hakkında duruşmalı, sanık M. ile C.Savcısı'nın temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Sanık M. hakkında mağdur D.'u kasten yaralama; sanık A. hakkında 6136 Sayılı Yasa'ya Aykırılık suçlarından açılan kamu davaları ile ilgili her hangi bir karar verilmemiş ise de, zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
2- Sanıklardan şikayetçi olduğunu belirten mağdur D.'a 5271 sayılı CMK. nun 234,237 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmak isteyip istemediği sorularak, davaya katılmak istediği takdirde bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, gerekçeli karar kendisine tebliğ edildiği halde temyiz isteminde bulunmadığı anlaşıldığından, bu husus; bozma nedeni yapılmamış, bozma öneren tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
3- Sanıklar M. ve A. hakkında kasten insan öldürme, sanık M. hakkında kasten insan öldürmeye yardım suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanıklar M. ve A.'in suçlarının niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık M. ve müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede eksik incelemeye ve sübuta, sanık A. müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede sübuta, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasına dair hükümlerin uygulanması gerektiğine vesaireye, sanık M. müdafiinin usule, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
a) Oluşa, toplanan kanıtlara, dosya içeriğine göre; olay günü saat 23.30 sıralarında maktulün de içinde bulunduğu gruptaki kişilerin kendi aralarında tartıştıklarını gören sanıkların, bu kişilere bakmaları üzerine, maktulün arkadaşı tanık İ.'in yüksek sesle sanıklara bağırarak neden baktıklarını sorduğu ve onlara yönelik sinkaflı küfürler ettiği, sanıkların geri dönerek küfreden şahsın yanına gelmek istemeleri üzerine, maktul ile arkadaşı R.'in ve daha sonra tanık D.'un gruptan ayrılarak sanıkların yanına giderek onları yatıştırmaya çalıştıkları sırada; sanık A.'in, aniden maktul ve arkadaşlarına sinkaflı şekilde küfredip bıçağını çıkartarak maktule vurduğu, yere düşen maktulün tekrar kalkarak kaçmaya başladığını gören sanık M.Y.'ın maktulü yakalayarak kaçmasını engellediği ve bu sırada sanıklar A. ve M.'in ellerindeki bıçaklarla maktule vurarak öldürdükleri olayda;
aa- Sanık M.'ın suçun icrasındaki rolü ve katkısının taşıdığı önem dikkate alındığında, tam bir dayanışma ve fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle diğer faillerle birlikte fiili işledikleri ve netice aldıkları anlaşılmakla, TCK'nın 37. maddesi kapsamında müşterek fail olarak cezalandırılmasına karar vermek gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde suça yardım eden sıfatıyla cezalandırılmasına karar verilmesi;
bb- Maktulden kaynaklanan ve tahrik oluşturacak her hangi bir haksız fiil bulunmadığı halde, haksız tahrik hükmü uygulanarak yazılı şekilde eksik ceza tayini;
b) Sanık M.'in hırsızlık suçundan Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.10.2004 tarih ve 1633/1362 sayılı kararı ile verilip 17.03.2005 tarihinde kesinleşen, Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08.12.2004 tarih ve 80/1141 sayılı kararı ile verilip 22.06.2005 tarihinde kesinleşen hapisten çevrilen para cezalarına dair erteli mahkumiyetleri nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi;
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarına ve tutuklulukta geçirdiği süreye göre sanık Muhsin`in tahliye isteminin reddine, 16.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy