(1412 S. K. m. 321) (5237 S. K. m. 7) (5271 S. K. m. 225, 231, 302, 326) (5252 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: I- Sanık M.O. hakkında 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafi ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkumiyet hükmü bulunan sanık hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nın 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 Sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca iştirak halinde işlenen suçlarda sanıkların; sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu oldukları gözetilmeden yazılı şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasından müteselsilen ibarelerinin çıkarılıp yerine eşit olarak denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan kararın düzeltilerek ONANMASINA,
II- Sanık M.O. hakkında dolandırıcılık, sanıklar M.T. ve S.A. hakkında dolandırıcılık ve 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
1- 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, Ceza Genel Kurulu'nun 01.06.1999-137/146 sayılı kararında da belirtildiği üzere bir olayın açıklanması sırasında bir başka olaydan bahsedilmesi o olay hakkında da dava açıldığı şeklinde kabul edilemeyeceği; buna göre iddianamede sanıklar S.A., M.O. ve M.T.'nun Kızıltepe'den gelen diğer sanıklar S.Ö., M.Y. ve Y.C. ile buluştuklarında gerçek altınları gelen sanıklara göstererek kendilerinden para alıp dolandırıcılık etmek istedikleri şeklindeki anlatımın devamında tüm sanıkların anlaşarak birlikte sahte altınları Mardin iline gidip oradaki kuyumculara satmak suretiyle dolandırıcılık yapmaya karar verdikleri, iki araç halinde İzmir üzerinden yola çıkmayı düşünüp sanık M.T.'nin bulunduğu arabanın polisler tarafından durdurulduğu ve sanıklar S.Ö., M.Y. ve Y.C.'nin bulunduğu aracın da polislerce sanık M. vasıtasıyla geri çağrılıp sanıkların yakalandığı ve tüm sanıkların tarihi eser niteliğinde olan altınları pazarlamak ve bunlar yardımıyla ellerinde çok miktarda altın olduğunu karşıdaki şahıslara inandırarak atılı suçu işlemek konusunda anlaştıklarından bahisle tüm sanıklar hakkında dolandırıcılığa eksik teşebbüs suçundan kamu davası açılmış olup sanıklar S.A., M.O. ve M.T. yönünden beraat eden diğer sanıklara yönelik dolandırıcılık suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden iddianame dışına çıkılarak açılmayan suçtan sanıklar hakkında yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231 ve TCK'nın 7/2 maddeleri gereğince, sanıklar S. A. ve M. T. hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafi ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'un 321'inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy