(5271 S. K. m. 50) (4721 S. K. m. 185) (5237 S. K. m. 53, 81, 82)
Dava: Abdullah Çetiner'i kasten öldürmekten sanık Hasan Yüksel'in yapılan yargılanması sonunda, Hükümlülüğüne ilişkin Bursa Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.03.2007 gün ve 346/66 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Mahkemece tanık olarak dinlenen Fatma Yüksel'in 9 yaşında olması nedeniyle 5271 sayılı CMK nun 50/a maddesine göre yeminsiz dinlenmesi gerektiği halde, yemin verilerek dinlenmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin, haksız tahrikte indirim miktarına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılanlar vekilinin, suç vasfının yağma amacıyla tasarlama olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın, olay günü annesi Yeter ile maktulü parkta birlikte gördüğü, öpüştüklerini düşünerek annesine tokat vurduğu, maktulü de konuşma bahanesiyle arabasına bindirip ıssız bir yere götürerek bıçaklamak suretiyle öldürdüğü olayda;
a) Sanığın annesinin, kendi yaşam ve davranışlarından dolayı oğluna karşı bir sorumluluğunun olmayıp sadece TMK'nun 185/2. maddesine göre, eşine karşı sadakat yükümlülüğünün bulunduğu, dolayısıyla maktulün, sanığın annesiyle rızası dahilinde arkadaşlık etmesinin, sanığa yönelik haksız bir eylem oluşturmadığı, sanığın eylemi, maktul Abdullah'ın, annesi Yeter ile görüşüp arkadaşlık etmesi nedeniyle, ailenin namus ve şerefini eksilttiği düşüncesiyle ve töre/namus saikiyle gerçekleştirdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 82/1-k, maddesi gereğince cezalandırılmaları gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek kasten adam öldürme suçundan aynı yasanın 81. maddesi ile hüküm kurulması,
b) Sanığın annesi Yeter ile maktul Abdullah'ın yaşam tarzlarının sanığa yönelik haksız fiil oluşturmayacağı gibi maktulden gelen ve haksız tahrik oluşturan herhangi bir söz ve davranış bulunmadığı, töre saikiyle öldürme olayında haksız tahrik hükümlerinin sanık hakkında uygulanamayacağı düşünülmeden, tahrik hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
c) 5237 sayılı TCK. nun 53/1-c maddesinde sayılan hak yoksunluklarının, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle re'sen de incelemeye tabi hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA, 08.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy