(5237 S. K. m. 35, 62, 81, 86)
Dava ve Karar: A. S.'i kasten yaralamaktan sanık F. B.'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne dair (Söke) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.05.2007 gün ve 194/145 Sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafiiyle müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğnameyle Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık F. B.'ın mağdur A. S.'i yaralama suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde cezayı azaltıcı sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin fazla ceza verildiğine, ağır tahrik bulunduğuna, T.C.K.nun 62. maddesinin uygulanması gerektiğine vesaireye, müdahil vekilinin suçun tasarlanarak işlendiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, etkili mesafeden av tüfeği ile 4 el ateş ederek, mağduru sağ femurda parçalı kırık, sağ femoral arter, penis ve testiste yaralanma, sol peroneal palsiye bağlı düşük ayak ve sol tibia kırığına sebep olarak hayati tehlikeye maruz kılacak ve çocuk yapma yeteneğini kaybedecek şekilde yaraladığı olayda; öldürme kastıyla hareket edildiğinin eyleme bağlı olarak açığa çıktığı anlaşıldığı halde, adam öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerekirken, suç niteliğinde hataya düşülerek yazılı şekilde yaralama suçundan hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 21.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy