(5237 S. K. m. 7, 53, 58, 206, 267, 268)
Dava ve Karar: Kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan sanık Cebrail'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 58/6-7. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra hapis cezası süresi kadar denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, anılan Kanun'un 53/1. maddesinde sayılan hakları kullanmaktan hükümlülüğü süresince mahrum bırakılmasına dair, Ayvalık Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22.02.2006 tarihli ve 2005/289 esas, 2006/118 sayılı kararın, dosya kapsamına göre,
1- Yargıtay Onuncu Ceza Dairesi'nin 28.12.2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur., 3. fıkrasında Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır. şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık Kadri hakkında İzmir Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2000/148-227 sayılı mahkumiyet hükmü sebebiyle ve tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle, suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve cezanın infazından itibaren denetimli serbestlik tedbirlerine tabi tutulmasına dair karar verilmesinde,
2- Olay tarihinde başka bir suçtan dolayı yakalanan hükümlünün, hakkında yürütülen soruşturma aşamasında, kollukta gerçek kimlik bilgileri yerine, kardeşi Cumali'nin kimlik bilgilerini bildirmek suretiyle kimliği hakkında resmi mercilere yalan beyanda bulunmak olarak belirlenen eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1. maddesi kapsamında kaldığı, 5237 sayılı Kanun'un 206. maddesinin bildirilen kimlik bilgilerinin gerçekte var olmayan kişilere ait olması halinde uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
3- 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan altsoy üzerindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 22.11.2007 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-130-2832-2007/59417 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 27.12.2007 gün ve K.Y.B/2007267804 sayılı ihbarnamesiyle Daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla incelenip, gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre, yasa yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünceler yerinde görüldüğünden, Ayvalık Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22.02.2006 gün ve 2005/289 esas, 2006/118 sayılı kararın, CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2 nolu bozma yönünden aleyhe sonuç doğurmamasına, 1 ve 3 nolu bozmalar hakkında CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün olduğundan 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmamasına, aynı Yasa'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde sayılan haklardan koşullu salıvermeye kadar yoksun bırakılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen muhafazasına, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına İADESİNE 25.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy